DİYARBAKIR ANNELERİNE TUZAK

Okuduğunuz Yazı
DİYARBAKIR ANNELERİNE TUZAK

İçerik

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu heyeti ile birlikte önceki gün “Helalleşme” adı altında bir dizi program için Diyarbakır’a gitti.

Diyarbakır’a gitmeden bir hafta önce annelerle iletişime geçip üç yıldır nöbet tutan annelere “bu zamana kadar neredeydiniz” tepkisi göstermesinler diye bir takım tekliflerde bulunuyorlar (para,iş,) anneler para değil destek istediklerini siyaset değil bu ülkenin geleceği için yardıma ihtiyaçları olduğunu dile getiriyorlar.

Farklı illerden gelip Diyarbakır HDP İl Başkanlığı önünde nöbet tutan aileler Diyarbakır Öğretmenevi tarafından misafir ediliyor. Bunu bilen Kılıçdaroğlu ve heyeti Çarşamba gecesi annelerin konakladığı Öğretmenevi’ne baskın yapar gibi gidiyorlar…

İşte Diyarbakır Anneleri’ne yapılan kötülük burada başlıyor.

Anneleri görüşmek için Otelin salonuna çağırıyor Kılıçdaroğlu ve ekibi, anneler itiraz ediyorlar salona inmek istemiyorlar çünkü Kılıçdaroğlu’un üç yıldır nöbet tuttukları çadıra gelerek onları dinlemesini istiyorlar.

Evladını PKK’dan kurtaran fakat evlat nöbetini bırakmayan Diyarbakır’da yaşayan bu devrimin öncülerinden olan daha önce evi kundaklanan, para, ev, araba teklif edilen tüm bunlara rağmen mücadelesinden vazgeçmeyen anne Ayşegül Biçer aranıyor ve otele çağırılıyor.

Ayşegül Biçer, Kılıçdaroğlu ve heyeti Diyarbakır’a gelmeden önce de Ayşegül anne ile görüştükleri için Ayşegül anne tüm Diyarbakır annelerini temsilen onların isteklerini tekrar belirtmek ve neden otelde görüşmeye inmediklerini anlatmak için aracı olarak görüşüyor…

Ayşegül Biçer, bu şekilde konuşulmadığını annelerin evlatlarının PKK’ya teslim edildiği yerin HDP İl Başkanlığı olduğunu bu yüzden orada nöbet tuttuklarını ve anneleri nöbet tuttukları yerde ziyaret edilmesini kendilerine destek olunmasını istediklerini anlatıyor.

İşte tam bu konuşmalar yapılırken Ayşegül Biçer ve eşi Rauf Biçer’in gizlice fotoğrafları çekiliyor. Basın’a Kemal Kılıçdaroğlu, Diyarbakır Anneleri ile görüştü denilerek bu fotoğraflar servis ediliyor.

Annelerin acılarının üstüne böyle bir tuzak kurulmasını, mağdur edilip kullanılmalarının şaşkınlığını yaşıyorlar. Yine de bir umut Kemal Kılıçdaroğlu’un “vaktim olursa geleceğim” beyanına güvenerek bekliyorlar. Sonra duyuyorlar ki Kılıçdaroğlu, şu an dağda PKK yöneticilerinden olan Nureddin Demirtaş’ın ailesini ziyaret etmiş, Nureddin Demirtaş’ın babasıyla gülerken çekilen fotoğrafları medyaya düşmüş. Bu da yetmiyor gibi Türkiye Cumhuriyeti’nin imha ettiği PKK’lı bir teröristin daha ailesini ziyaret ediyorlar.

Tüm bunları görüp kendileri ile alay edildiğini hatta daha fazlasını anlayan anneler yaşadıklarını anlatan bir basın açıklaması düzenliyorlar. Annelerin beyanlarına ve basın açıklamasına rağmen Kılıçdaroğlu ve beraberinde olan heyeti “Kılıçdaroğlu, Diyarbakır Anneleri ile Görüştü” diyerek haber ve paylaşım yapmaya devam ediyorlar.

Diyarbakır Anneleri’nin her birinin hikayesi var sonu aynı, acıları aynı olan…

O anneler canlarını ortaya koyup bir devrim başlattılar 40 yıldır susturulan, tehdit ve şantaja boyun eğen annelerin sesi oldular. İstanbul, İzmir, Samsun, Bursa gibi bir çok İl hatta Almanya’dan bile kandırılan, zorla kaçırılan çocuklarını anlatarak PKK’nın ve destekçilerinin gerçek yüzünü ortaya döktüler. Üniversite öğrencilerinin bile “ağaç, doğa, santral, hak arayışı” gibi insani duygularının sömürülerek içlerine çektikleri kandırdıkları gençlerin sesi oldular.

Aslında Diyarbakır Anneleri bu coğrafyanın 40 yıllık acısının sesi oldular. Çocuklar kandırılmasın, aileler korkmasın sesini çıkarsın, üniversitelerde çocuklar bu örgütün tuzağına düşmesin, kimse şehit olmasın bu oyun bozulsun diye başlattıkları DEVRİM bizi bu terör belasından kurtarmak için hepimizin evlatları için canlarını yok sayıp Diyarbakır’dan seslerini yükselttiler.

Cumhurbaşkanımız ve İçişleri Bakanımızın dediği gibi “Analar sizi bitirecek” korkun analardan, korkun “evladım askerime kurşun sıkacaksa paramparça gelsin” diyen analardan, korkun “şehit annesi ile birlikte ağlayan analardan” korkun “çocuğumu terörist başının fotoğrafının önünde gördüğüm gün ölüsünü görseydim” diyen analardan, korkun “son evlat kurtulana kadar buradayız” diyen analardan…

Diyarbakır Anneleri’ni dinleyemeye cesaret edemeyen Kılıçdaroğlu bugün DİTAM Başkanı Mehmet Vural ile birlikte bir toplantı yaptı basın açıklamasını birlikte yaptılar ve Atatürk’ün Partisi olduğunu iddia eden Kılıçdaroğlu’nun yanında Mehmet Vural, terör operasyonlarının sona ermesi çağrısında bulunurken “Askeri baskılar, askeri operasyonlar dursun. Bunlar normal bir terör operasyonu değil. Bunlar halkı ezme operasyonudur” derken kimsenin sesi çıkmadı.

Demem o ki…

Anneler üzülmesin, biz üzülmeyelim gücümüzün yettiği kadar İbrahim’in ateşine su taşıyan karınca misali mücadelemize daha da cesurca devam edelim. Bizim kimseye hediye edecek bir karış toprağımız, bir tane evladımız yok. Kirli ittifaklar gözümüzün içine baka baka yapılanları herkese daha gür bir sesle anlatalım.

Yazı Hakkında ki Düşünceniz?
Çok Beğendim
100%
Beğendim
0%
Orta Karar
0%
Sevmedim
0%
Hiç İyi Değil
0%
Yazar Hakkında
Zeynep Akduman
Zeynep Akduman