Kobani operasyonu

Okuduğunuz Yazı
Kobani operasyonu

İçerik

Terör örgütü PKK ve “siyasi ayak” HDP’ye yönelik geniş kapsamlı operasyon gündemi belirledi.

“Kobani Olayları” olarak kayıtlara geçen ve 37 kişinin hayatını kaybettiği 6-8 Ekim provokasyonu ile bağlantılı olduğu iddia edilen isimler hakkında gözaltı kararları var.

Son operasyonu anlamak için “eğer Kobani ayaklanması maksadına ulaşabilseydi Türkiye ne durumda olurdu” sorusuna yanıt vermek şart.

Terör ve Güvenlik Uzmanı Coşkun Başbuğ çok yerinde bir ifadeyle Kobani ayaklanmasını “PKK’nın 15 Temmuz’u” diye tanımlıyor.

Tam olarak öyle.

Çünkü sıradan bir kalkışmadan söz etmiyoruz.

Neydi?

Tıpkı 15 Temmuz gibi bir iç savaş, bölünme ve nihayetinde işgal ile sonuçlanabilecek büyük bir ihanet girişimiydi.

Devlete ve millete karşı girişilen bu provokasyondaki sorumluluğu sebebiyle hüküm giyen Selahattin Demirtaş için her ne kadar CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “hakkındaki iddianameyi göğsünde şeref madalyası olarak taşıyacak” demiş olsa da gerçek bu…

Kılıçdaroğlu’nun yok saydığı gerçekleri hatırlayalım.

O iddianamede terör, cinayet, ölüm vardı.

Türk bayrakları yakılmış.

Atatürk büstleri yıkılmıştı.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne karşı açıkça savaş ilan edilmişti.

Ve bütün bunlar HDP’lilerin halkı sokaklara çağırmasıyla gerçekleşmişti.

Aradan geçen zaman içinde Kobani ayaklanmasına ilişkin soruşturma derinleştirildi.

Delillere yeni deliller eklendi.

Sorgulananların ifadeleri doğrultusunda gerçekleştirilen takipler, araştırmalar neticesinde yeni bilgi ve belgelere ulaşıldı.

Sonuçta geniş kapsamlı operasyon için düğmeye basıldı.

Yapılan iş, Türkiye içinde hareket imkanını neredeyse tamamen kaybeden ve yurt dışındaki inlerinden kafalarını çıkaramaz hale gelen terör örgütünün tüm bağlantılarını kesmekten ibaret.

Ama operasyonun PKK ile birlikte HDP’yi de kapsamasına itirazlar gördük, görüyoruz.

HDP’yi, PKK ile uzaktan yakından ilişkisi olmayan bağımsız bir siyasi hareket olarak lanse etme çabaları bunlar.

Boş.

Anlamsız.

Ve ahlaksız çabalar.

Son operasyon, PKK terör örgütünün şah damarını kesmeye yönelik en önemli adımlardan biri olabilir.

Hukuki gerekçeleri elbette yargının vereceği kararlarda göreceğiz.

Ama şu aşamada HDP Diyarbakır İl Binası’nın önünde birer onur abidesi gibi tüm heybetleri ile duran “Diyarbakır Anneleri”nin vicdani kanaatlerinin en doğru tespitleri sunacağından hiç şüphem yok.

HDP eliyle evlatları PKK’nın kucağına itilen o anneler son operasyon için “bir nebze de olsa yüreğimiz soğudu” diyorlar.

Başka izaha gerek var mı?

Yazı Hakkında ki Düşünceniz?
Çok Beğendim
0%
Beğendim
0%
Orta Karar
0%
Sevmedim
0%
Hiç İyi Değil
0%
Yazar Hakkında
Serkan FIÇICI