ONA(ERDOĞAN’A) BİR ŞEY OLURSA MİLYONLARCA İNSAN KATLEDİLİR

Okuduğunuz Yazı
ONA(ERDOĞAN’A) BİR ŞEY OLURSA MİLYONLARCA İNSAN KATLEDİLİR

İçerik

Buna sebep olanlar da Vallahi Allah katında sorumluluktan kurtulamayacaklardır. 

Kuvvetle muhtemel ki bu cümlelerim abartılı bulunacaktır. Belki de yağ (afedersiniz) çektiğim de düşünülebilecektir. Herkesin haysiyeti, gururu, vakarı, şerefi olduğu gibi müsaadenizle şu kardeşinizin de haysiyeti, gururu, şerefi vardır. Naçizane, hak etmeyene, öleceğimi bilsem ASLA ve KAT’A bir tek kelime bile iltifatta bulunmam.

Eğer hak etmişse de kişiye hak ettiğini söylememek BÜYÜK NANKÖRLÜK olur. Sayın Cumhurbaşkanımız için yukarıda söylediğim o cümlelere SONUNA KADAR inanıyorum. 

SAYIN CUMHURBAŞKANIMIZA BİR ŞEY OLURSA TÜM DÜNYADA MİLYONLAR ÖLDÜRÜLECEKTİR

Ya da başlıktaki o cümleler keşke yalan olsaydı. O kadar isterdim ki yalan çıkmasını o cümlelerin ama ne yazık ki öyle değil. Evet, Sayın Cumhurbaşkanımıza bir şey olursa tüm Dünyada milyonlar ÖLDÜRÜLECEKTİR.

Tüm Dünya’dan kastım elbette İslam Alemidir. Sanrım bu ifadelerim hâlâ abartılı gelmektedir. Dedim ya keşke abartılı olsaydı da milyonlar öldürülme tehlikesini taşımasaydı ve şahsım da yalancı çıksaydı.  Muhtemelen milyonlar katledilecek cümlesi için ispat bekleniyordur.

Batılılar, Haçlı ve Sömürge savaşları dönemlerinde, hatta 1830-48 arası işçi İhtilalleri(bu Batıda oldu) dönemlerinde milyonlarca insanı gözlerini kırpmadan katletmişlerdi. Lütfen bu konuda yazılmış yüzlerce eserlerden en azından  bir tanesini okuyunuz.

SERİ KATLİAMLAR, GÖZLER KIRPMADAN İŞLENDİ

Daha geriye gitmeden İspat arayan kardeşlerim, hemen yanıbaşlarına, gözlerinin önünde olanlara bakabilirler. Afganistan’da, Somali’de, Bosna’da vs yani gözlerimizin önünde onbinlerce sayıdan başlayıp yüzbinlerce kişiye varan seri katliamlar, gözler kırpmadan işlendi.

Saddam devrildikten bu yana Irak’ta 1,5 milyondan fazla insan katledildi. Suriye’de katledilen insan sayısı yarım milyonu çoktan geçti, ne yazık ki 1 milyona doğru devam etmektedir.

Sultan Hamit devrildikten sonra milyonlarca Müslüman katledilmiş yine milyonlarcası mülteci olmuş yollara dökülmüştü. 

ÖRNEKLER ÇOK FAZLA NE YAZIK Kİ!

Dünya tarihinde böyle örnekler ne yazık ki çok fazladır. İşte böyle Dünya Tarihinde ve gözümüzün önünde olduğu gibi Allah korusun Cumhurbaşkanımıza bir şey yapabildiklerinde sadece onunla kalmayacaklar, tüm Dünya’da ve Türkiye’de milyonlarca kişiyi katledip bir o kadarını süreceklerdir. Suriye’ye bakın, Libya’ya bakın Mısır’a bakın, Türkiye’de Allah korusun olacakları düşünün. 

Milyonlarca kişi diyorum çünkü Cumhurbaşkanımız, onlara göre çok ileri gitti. Kendisiyle birlikte İslam Dünyasının her köşesinde münevverler ve teşkilatlar yetişmesine, kurulmasına örnek oldu.

İleri gitti yani. Bu 15 yıl içinde İslam aleminin tüm köşelerinde büyük kazanımlar elde edildi. Kazanımların büyüklüğü de Allah korusun başardıklarında katliamların da büyüklüğü ile orantılı olacaktır.

“Biz bunları elimizden kaçırdık, şimdi elimize fırsat geçti. Bir 50 yıl başlarını kaldıramayacak derecede bunları budayalım” demeyecekler mi sizce? 

İşte bu yüzden Cumhurbaşkanımıza bir şey olması, tıpkı geçmişte de olduğu gibi Allah korusun en azından 50 yıl İslam dünyasının ümitlerini, gençlerini, lider tabakasını da bitirecektir.

MÜSLÜMANLARIN ARTIK CUMHURBAŞKANIMIZ KADAR CESUR OLMASI GEREKMEKTEDİR

Bu yüzden Cumhurbaşkanımızın şahsı en az kendisi hatta kendisinden daha fazla önemlidir. Zaten kendisinin de bunun farkında olduğunu, İslam Dünyasının ağır yükünü omuzlarında taşıdığının sorumluluğunu hissettiğini düşünüyorum. Onu da yanlış anlamalara sebebiyet verecek kelimeler kullanmaya, yüreğinden gelen feryadın ittiğine zerre kadar şüphem yok. Cumhurbaşkanımıza şahsımızdan bile daha çok dikkat etmeliyiz. Biz Cumhurbaşkanımızı, sadece dünkü kelimeleri ile tanımadık ama bugünkü memnuniyet verici açıklamaları da bizi şaşırtmadı Elhamdülillah. 

Burada bir noktaya da dikkat çekmek hayati derecede önemlidir. Müslümanların artık Cumhurbaşkanımız kadar cesur olması gerekmektedir. Müslümanlardan kasıt münevverler dahil, tüm Müslümanların Türkiye’deki Batıcı-Seküler kesime göre yaşantısına hiza vermeyi, söylem geliştirmeyi bırakması gerekmektedir. Kesinlikle şiddet, hakaret içermeyen, kanaatlerini ifade etmeyi bilmeli, ifade ettiklerinde de Seküler-Batıcı kesimlere duyulan saygı onlara da gösterilmelidir.

BÖYLE DEVAM EDERSEK FETÖ’NÜN İFTİRASINI HAKLI ÇIKARMAZ MIYIZ?

Son günlerde İhsan Şenocak, Faruk Beşer, Nurettin Yıldız Hocaların ŞİDDET ve HAKARET İÇERMEYEN, ÖZEL(şahıslara özel, istisnasi, bazen psikolojik hasta) DURUMLARA ilişkin FETVA(soranı bağlayan) ya da kanaatlerine(bu da tabi olanı bağlar) yönelik medyada yapılan linç kampanyası KESİNLİKLE BİR ALGIDIR. Biz de bu algıya hizmet edenlerle birlikte bu değirmene su taşımamalı, bu kanaatlere katılmasak da tabi olanlarının güvenini kazanmış bu değerli insanları bir de biz yalnız bırakmamalıyız.

Düşünün lütfen! Dün İhsan Şenocak’ı, Faruk Beşer’i, Nurettin Yıldız’ı istediler ve biz de onları,  Tanrılarına kurban verdik diyelim. Peki bunlar yeni yeni kurban istemeyecekler mi? Her istediklerinde bu değerlerimizi verirsek, elimizde kim kalacak?

Böyle yapmaya devam edersek, FETÖ’nün yaymış olduğu “Ak Parti tüm Cemaatlere Operasyon Yapacak” iftirasını haklı çıkarmaz mıyız?

Birer ikişer Ak Partinin adeta Oy Deposu(tabirimi mazur görün lütfen) gibi her zaman desteğini eksik etmeyen bu cemaatleri küstürürsek yarın Ak Parti kimden oy isteyecek. Ak Partiye neredeyse hiçbiri oy vermeyen Seküler-Batıcı grupların hoşnutsuzluklarını gidermek adına Cemaatlerin ya da böyle kıymetli hocaların ŞİDDET ve HAKARET İÇERMEYEN sözleri nedeniyle kamuoyu önünde mahcup edilmesi kesinlikle Ak Parti aleyhine dönme potansiyeli taşımaktadır.

Neredeyse her münevverin bahsettiği Orta Çağ’da bile var olan özgür tartışmaların aynı özgürlük tonuyla bugüne taşınamaması bizim adımıza en hafif ifadeyle ayıp değil midir.

Öte yandan Batıcı-Seküler kesimin sahip olduğu kimi zaman ahlaksızca kanaatlerine hiç ses çıkarılmazken, Müslümanların FİKRİ MÜZAKERELERİNİN yine bir kısım Müslüman Münevverlerce ayıplanması, Müslümanların en azından eşit fikir özgürlüğü hakkına sahip olmadığının göstergesi değil midir? 

Seküler-Batıcı kesimlerin sahip olduğu fikir özgürlüğüne ŞİDDET ve HAKARET İÇERMEYEN Müslümanların da sahip olması gerekir. Adaletli olmak bunu icap ettirir. Varsın, Müslümanların fikirleri kimilerince makul bulunmasın. Sonuçta bu bir fikir pazarıdır. Herkes kanaatini pazara sürer, alıcı bulamayan fikirler yine onu serdedene kalır.

EĞER MÜSLÜMANLARA LİNÇ KAMPANYASI BU ŞEKİLDE DEVAM EDERSE… 

Eğer bu şekilde Müslümanların fikirlerine linç kampanyaları devam ederse, Müslümanlar bundan sonra FETVA’larını kimlere soracaklar o halde? Müslümanlar özgürce Fetva sorup cevap alabilecekler midir? 

Bu tuzağa gelmemek gerekir. Kadına şiddet ne Müslümanların ne de İslam Dünyasının(istisnai örnekler dışında) sorunudur. Bunun üzerinden İslam Dünyasını da suçlu göstermek en hafif ifadeyle haksızlıktır.

 

Yazı Hakkında ki Düşünceniz?
Çok Beğendim
0%
Beğendim
0%
Orta Karar
0%
Sevmedim
0%
Hiç İyi Değil
0%
Yazar Hakkında
Ebubekir SOFUOĞLU
Ebubekir SOFUOĞLU