S 400 , F 35 GERÇEKLERİ

Okuduğunuz Yazı
S 400 , F 35 GERÇEKLERİ

İçerik

Kimin ne dediği değil, gerçekler önemlidir.

F-35 kötü bir uçak. ABD için ise mantıklı bir proje.

Bu uçağı satın almak, geleceğini ve güvenliğini ABD’ye emanet etmiş birçok Batı ülkesi için mantıklı olabilir. Zira 5. nesil uçak oluşu yönünden Batı ülkelerinin başka bir alternatifi de yok. Çünkü diğer tüm 5. nesil uçaklar Batı bloğu haricindeki ülkeler tarafından üretiliyor.
Fakat Türkiye gibi ABD’nin baş müttefiki İsrail ile gerginlik yaşayan ve aynı zamanda AB üyesi Yunanistan ile sorunlar yaşayan bir ülke için F-35 doğru tercih değildir.

Bunu daha da netleştirecek olursak, hava kuvvetlerimizin omurgasını F-35 üzerine inşa etmek büyük tehlikedir. Çünkü böyle bir senaryoda İsrail’le yaşayacağımız bir sıcak çatışmada uçaksız kalmamız kuvvetle muhtemeldir. Hatta Yunanistan’a karşı dahi kullanmamız çok rahat ve konforlu olmayacaktır. Sınırlı olarak kullanabilecek olsak bile mühimmatlar kısa sürede tükenecek ve devamı gelmeyecektir.

Öte yandan Rus silahları alıp Rusya ile yakınlaşıp Batı ülkelerinin gözünde böyle bir imaja sahip olmak, şu dönemde en çok İsrail ve Yunanistan’ın işine yarayacak bir şeydir. Bize karşı tek başlarına hiçbir şansı olmayan bu devletçikler umudunu Batı’dan gelecek siyasi ve askeri desteklere bağlamıştır.
Bu bağlamda S-400’ün satışı ve sınırlı sayıda F-35 alımı bizi Batı bloğuna yaklaştıran fakat bağımlı kılmayan bir adımdır. Bu tutarsız görünen hareketler Türkiye’nin bağımsızlık çabasının ve denge politikasının bir sonucudur.

Zira Batı tarafından kuşatılmışken FETÖ ve PKK ile mücadele etmekteyken, yüzden fazla F-35 alımı için imzayı atmışken ihtiyacımız olan bu tahakkümden kurtulmaktı ve o dönemde S-400 alımı doğru bir adımdı. Halihazırda amaç hasıl oldu. S-400 bizi yüksek sayıda F-35 alımından kurtardı ve neredeyse hiçbir hava savunma sistemimizin olmadığı bir dönemde önemli bir boşluğu doldurdu.

Şu anda ise ihtiyaçlarımız farklıdır. Güney sınırımızda emelleri olan İsrail ile Adalar Denizi’nde emelleri olan Yunanistan bu hayallerini gerçekleştirmek için en çok Batı’nın desteğine güvenmektedir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti bunun farkındadır ve Batı’yla olan ilişkilerini sıcak tutmaya çalışmaktadır. Sınırlı sayıda F-35 ve Eurofighter alımı bu yönde atılan birçok adımdan ikisidir.
Velhasıl hava kuvvetlerinde bulunan savaş uçakları ve hava savunma sistemleri stratejik öneme sahip unsurlardır. Eski Türkiye’de olduğu gibi bu alanlarda %100 dışarıya bağımlı olmak bizi bir sömürge haline getirir. Ancak yüzlerce uçağa sahip olmayı hedefleyen Türkiye’nin 20-30 adet F-35’e veya onlarca hava savunma bataryasına sahip olmayı planlayan bir ülkenin birkaç batarya ithal hava savunma sistemine sahip olmasında bir sakınca yoktur. Bu tercihler askeri gereklilikten çok siyasi müttefiklik açısından değerlendirilmelidir.

Unutulmamalıdır ki Türkiye’nin günden güne güçlendiğini çok iyi gören ve bir sıcak çatışmayla bizi erken doğuma mecbur etmek isteyen İsrail ve Yunanistan açısından bunu gerçekleştirmekteki en büyük engel, Batı’nın desteğini yeterince alamamış olmalarıdır. Bu konjonktür tesadüf eseri değil, Türkiye’nin dış siyasetteki başarılı hamleleri sonucunda oluşmuştur.

METEHAN

@mtkhanX

Yazı Hakkında ki Düşünceniz?
Çok Beğendim
0%
Beğendim
0%
Orta Karar
0%
Sevmedim
0%
Hiç İyi Değil
0%
Yazar Hakkında
Sinan ÖZTEKİN