Sembolik rakam: 1000 liralık ayrıcalık

Okuduğunuz Yazı
Sembolik rakam: 1000 liralık ayrıcalık

İçerik

Görüyoruz ki, eski görevden doğup kişiye verilmiş bir ayrıcalık, o kişi tarafından başkalarına bol bol kullandırılmış.

21 Ağustos sabahı Muğla girişinde bir araç durduruldu. İçinde Alihan Kuriş soruşturmasının iki firari şüphelisi vardı. Aracın plakası ise eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin adına, 2030 yılına kadar, geçiş üstünlüğüne sahip araç olarak tahsisliydi.

Ama araç Şahin’in değildi. Kendi ifadesine göre araç, soruşturmanın şüphelilerinden Mehmet Özmen’in yöneticisi olduğu şirkete ait ve Şahin onu bu şirketten kiralamıştı.

Ruhsat bir şirketin, plaka eski bir bakanın… Bu araçta ikisi birleşmiş, birleşmeyi ortaya çıkaransa bir suç. Firari bir şüphelinin yurt dışına kaçırılması girişimi…

Ama bu yazı bu dosyadaki ilişkiler ağı üzerine değil, çakarlı ve tahsisli araç meselesinin vardığı boyut hakkında olacak.

İdris Naim Şahin isnatları reddediyor. Eski Bakan, dosyadaki başka kişilerin ifadelerinde aksi zikredilse de, araçlarının bilgisi dışında kullanıldığını söylüyor, tahsisleri iptal ettirdiğini ve ilgililer hakkında kendisinin suç duyurusunda bulunduğunu belirtiyor. İçişleri Bakanlığı yapmış bir isimden bahsediyoruz ve hakkında bugün itibarıyla yurt dışı çıkış yasağı şeklinde adli kontrol tedbiri var. Yalnız bu son cümle bile durumun vahametini anlatmaya yetiyor.

Kâğıt üstündeki hakkın yol üstündeki karşılığı

Geçiş üstünlüğünün çerçevesi 2 Şubat 2021 tarihli Geçiş Üstünlüğüne Sahip Araçlar Hakkında Yönetmelik’te çizili… Beşinci maddenin (e) bendi eski bakanların durumunu doğrudan karşılıyor: Geçmişte ifa edilen görevin niteliği veya kişiye yönelik güvenlik riskleri değerlendirilerek, Bakanlık onayıyla belirlenen kişilerin kullanımında olan araçlar…

Yani yönetmelik bir plakaya değil, bir kişinin kullanımına izin veriyor.

Kâğıt üstündeki durum bu. Yol üstündeki durumsa bambaşka. Çakarlı ve tahsisli plakalı bir aracın polis çevirmesinde durdurulması ise kuralın değil, memurun kararına kalmış bir ihtimal. Ve başına bir ‘iş’ gelmesini istemeyen bir memurun da buna teşebbüs etmesi hayli olasılık dışı. Bu fiili durum da karşımızdaki meselenin kilidini oluşturuyor.

Düşünün şimdi, Şahin kiraladığı aracı kullanmazken başka kimsenin kullanmaması talimatını verdiğini söylüyor ama aracı kiraladığı şirketin otoparkında bıraktığı da kendi savunmasında geçiyor. Başkası kullanmasın istiyorsanız aracı nereye bırakırsanız bırakın, anahtarını en azından teslim etmezsiniz.

Sembolik rakam

Öte yandan, Notbir’in yayınladığı ve dosyaya giren kiralama sözleşmesinde 2025 tarihli yıllık kiralama bedeli Volvo marka lüks bir araç için 1.000 TL görünüyor. Herkesin dikkatini çeken bu durum hakkında Şahin’in avukatı, bunun noter işlemleri için yazılmış sembolik bir rakam olduğunu söylüyor. Şahin ise ödemeleri şirket hesabına değil, eski danışmanı Ömür Yücel aracılığıyla elden yaptığını beyan ediyor.

Bu haliyle bile kabul ettiğimizde dahi, düzenlenen belgenin bir gelirin değil, bir başka şeyin kaydı olduğu açık. Özetle araba Özmen’in şirketinde kalıyor, plaka ve çakar İdris Naim Şahin’den geliyor. Sözleşmenin açıkladığı tek şey paranın yönü değil, ayrıcalığın yönüdür. Sembolik rakamlı sözleşmenin üzerinde yazan isim, idareye tahsisli plaka işleminin yapılmasını sağlıyor. Ve daha açık ifade etmek gerekirse, Şahin araç kiralamış gibi değil de, Özmen tahsisli plaka ve çakar kiralamış gibi görünen bir tablo var karşımızda.

Çakar el değiştirebilir mi

Bu aracın bir istisna olmadığını gösteren ikinci bir kayıt daha var ve bu kez kaynağı bizzat Şahin.

İfadesinde, adına tahsisli 34 EMT 156 plakalı Audi Q7’yi Belarus’tan gelen bir heyetin kullanımına verdiğini kabul ediyor. Anlatımına göre araç Bodrum’da kaza yapıyor, ardından 34 S 7815 plakalı başka bir Audi Q7 temin ediliyor. İkinci araç için de “bilgisi dâhilinde” kullanıldığını söylüyor yani.

Aynı ifadedeki “araçlarım bilgim dışında kullanıldı” savunmasının yanında duran çelişkili bir cümle.

Araçların kiralanmasını ve misafirlerin ağırlanmasını yürüten kişinin eski danışmanı Ömür Yücel olduğunu da yine kendisi söylüyor. Yücel’in beyanına göre ise ilk aracın çakarı sökülerek Belarus Cumhurbaşkanı’nın oğlu ve öncü koruma ekibine takılmış.

Yani bu olayda da tahsis iki kez el değiştiriyor: Eski bakandan danışmana, danışmandan yabancı bir heyete. Oysa yönetmelik, söz konusu hakkı, kişinin kullanımındaki araca bağlamıştı. Hakkın nasıl elden ele dolaştığına bakar mısınız? Bunlar sadece Hilmi Tuna Kuriş ve Erhan Yılmaz’ın yakalanması sırasında tesadüfen ortaya çıkan bir durum sonucu zinciri çekince ortaya çıkanlar. İnsan haliyle merak ediyor, bu ve bunun gibi çakarlı ve tahsisli plakalı araçlarla daha önce kim, kimler taşındı?

Bu noktada savcılık Şahin’e yönelttiği bir başka soru ilginç: 14 Eylül 2011’de Emniyet’e ulaşan bir ihbardı konu ve Belarus’ta yaşayan ve “Alex” lakabıyla anılan Süleyman Hilmi Kalcı’nın kadın ticareti ve gizli kamera şantajıyla kamu ihalelerini yönlendirdiği ileri sürülüyordu. Şahin ihbardan haberi olmadığını, Kalcı’yı telefon bayiliği yapan biri olarak tanıdığını söyledi. Bu soru tahsisli plakalı araçlara nasıl bağlanacak, merak konusu…

Köşe Yazısı

Sembolik rakam: 1000 liralık ayrıcalık

Görüyoruz ki, eski görevden doğup kişiye verilmiş bir ayrıcalık, o kişi tarafından başkalarına bol bol kullandırılmış.

2 Eylül 2026 12:09Güncelleme: 2 Eylül 2026 12:31

Gazeteci & Yazar

Sesli dinle00:00 / 05:26

21 Ağustos sabahı Muğla girişinde bir araç durduruldu. İçinde Alihan Kuriş soruşturmasının iki firari şüphelisi vardı. Aracın plakası ise eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin adına, 2030 yılına kadar, geçiş üstünlüğüne sahip araç olarak tahsisliydi.

Ama araç Şahin’in değildi. Kendi ifadesine göre araç, soruşturmanın şüphelilerinden Mehmet Özmen’in yöneticisi olduğu şirkete ait ve Şahin onu bu şirketten kiralamıştı.

Ruhsat bir şirketin, plaka eski bir bakanın… Bu araçta ikisi birleşmiş, birleşmeyi ortaya çıkaransa bir suç. Firari bir şüphelinin yurt dışına kaçırılması girişimi…

Ama bu yazı bu dosyadaki ilişkiler ağı üzerine değil, çakarlı ve tahsisli araç meselesinin vardığı boyut hakkında olacak.

İdris Naim Şahin isnatları reddediyor. Eski Bakan, dosyadaki başka kişilerin ifadelerinde aksi zikredilse de, araçlarının bilgisi dışında kullanıldığını söylüyor, tahsisleri iptal ettirdiğini ve ilgililer hakkında kendisinin suç duyurusunda bulunduğunu belirtiyor. İçişleri Bakanlığı yapmış bir isimden bahsediyoruz ve hakkında bugün itibarıyla yurt dışı çıkış yasağı şeklinde adli kontrol tedbiri var. Yalnız bu son cümle bile durumun vahametini anlatmaya yetiyor.

Kâğıt üstündeki hakkın yol üstündeki karşılığı

Geçiş üstünlüğünün çerçevesi 2 Şubat 2021 tarihli Geçiş Üstünlüğüne Sahip Araçlar Hakkında Yönetmelik’te çizili… Beşinci maddenin (e) bendi eski bakanların durumunu doğrudan karşılıyor: Geçmişte ifa edilen görevin niteliği veya kişiye yönelik güvenlik riskleri değerlendirilerek, Bakanlık onayıyla belirlenen kişilerin kullanımında olan araçlar…

Yani yönetmelik bir plakaya değil, bir kişinin kullanımına izin veriyor.

Kâğıt üstündeki durum bu. Yol üstündeki durumsa bambaşka. Çakarlı ve tahsisli plakalı bir aracın polis çevirmesinde durdurulması ise kuralın değil, memurun kararına kalmış bir ihtimal. Ve başına bir ‘iş’ gelmesini istemeyen bir memurun da buna teşebbüs etmesi hayli olasılık dışı. Bu fiili durum da karşımızdaki meselenin kilidini oluşturuyor.

Düşünün şimdi, Şahin kiraladığı aracı kullanmazken başka kimsenin kullanmaması talimatını verdiğini söylüyor ama aracı kiraladığı şirketin otoparkında bıraktığı da kendi savunmasında geçiyor. Başkası kullanmasın istiyorsanız aracı nereye bırakırsanız bırakın, anahtarını en azından teslim etmezsiniz.

Sembolik rakam

Öte yandan, Notbir’in yayınladığı ve dosyaya giren kiralama sözleşmesinde 2025 tarihli yıllık kiralama bedeli Volvo marka lüks bir araç için 1.000 TL görünüyor. Herkesin dikkatini çeken bu durum hakkında Şahin’in avukatı, bunun noter işlemleri için yazılmış sembolik bir rakam olduğunu söylüyor. Şahin ise ödemeleri şirket hesabına değil, eski danışmanı Ömür Yücel aracılığıyla elden yaptığını beyan ediyor.

Bu haliyle bile kabul ettiğimizde dahi, düzenlenen belgenin bir gelirin değil, bir başka şeyin kaydı olduğu açık. Özetle araba Özmen’in şirketinde kalıyor, plaka ve çakar İdris Naim Şahin’den geliyor. Sözleşmenin açıkladığı tek şey paranın yönü değil, ayrıcalığın yönüdür. Sembolik rakamlı sözleşmenin üzerinde yazan isim, idareye tahsisli plaka işleminin yapılmasını sağlıyor. Ve daha açık ifade etmek gerekirse, Şahin araç kiralamış gibi değil de, Özmen tahsisli plaka ve çakar kiralamış gibi görünen bir tablo var karşımızda.

Çakar el değiştirebilir mi

Bu aracın bir istisna olmadığını gösteren ikinci bir kayıt daha var ve bu kez kaynağı bizzat Şahin.

İfadesinde, adına tahsisli 34 EMT 156 plakalı Audi Q7’yi Belarus’tan gelen bir heyetin kullanımına verdiğini kabul ediyor. Anlatımına göre araç Bodrum’da kaza yapıyor, ardından 34 S 7815 plakalı başka bir Audi Q7 temin ediliyor. İkinci araç için de “bilgisi dâhilinde” kullanıldığını söylüyor yani.

Aynı ifadedeki “araçlarım bilgim dışında kullanıldı” savunmasının yanında duran çelişkili bir cümle.

Araçların kiralanmasını ve misafirlerin ağırlanmasını yürüten kişinin eski danışmanı Ömür Yücel olduğunu da yine kendisi söylüyor. Yücel’in beyanına göre ise ilk aracın çakarı sökülerek Belarus Cumhurbaşkanı’nın oğlu ve öncü koruma ekibine takılmış.

Yani bu olayda da tahsis iki kez el değiştiriyor: Eski bakandan danışmana, danışmandan yabancı bir heyete. Oysa yönetmelik, söz konusu hakkı, kişinin kullanımındaki araca bağlamıştı. Hakkın nasıl elden ele dolaştığına bakar mısınız? Bunlar sadece Hilmi Tuna Kuriş ve Erhan Yılmaz’ın yakalanması sırasında tesadüfen ortaya çıkan bir durum sonucu zinciri çekince ortaya çıkanlar. İnsan haliyle merak ediyor, bu ve bunun gibi çakarlı ve tahsisli plakalı araçlarla daha önce kim, kimler taşındı?

Bu noktada savcılık Şahin’e yönelttiği bir başka soru ilginç: 14 Eylül 2011’de Emniyet’e ulaşan bir ihbardı konu ve Belarus’ta yaşayan ve “Alex” lakabıyla anılan Süleyman Hilmi Kalcı’nın kadın ticareti ve gizli kamera şantajıyla kamu ihalelerini yönlendirdiği ileri sürülüyordu. Şahin ihbardan haberi olmadığını, Kalcı’yı telefon bayiliği yapan biri olarak tanıdığını söyledi. Bu soru tahsisli plakalı araçlara nasıl bağlanacak, merak konusu…

Sorun trafikte değil

Bu çakar konusu tartışma yeni değil. Birkaç ay önce bir sosyal medya paylaşımı üzerinden de yine alevlenmiş, günlerce konuşulmuş ve sonra sönmüştü. İçişleri Bakanlığı’nın çakar mevzuatında yeni düzenlemeler üzerinde çalıştığı söylenmişti. Türkiye genelindeki çakarlı araç sayısının 15 bini bulduğu da o günlerde ileri sürüldü.

Ama Mayısta konuşulan şey, haksız şekilde trafikte öncelik kazanma konusuydu. Ağustosta Kuriş dosyasıyla karşımıza çıkan şey bambaşka: Bu ayrıcalık, sadece trafikte beklememek için değil aynı zamanda polis kontrolü ihtimalini minimize etmek, aranmadan geçmek için de kullanılmış bazılarında.

Eski bakanın korunma hakkı

Bu olayda görüyoruz ki, eski görevden doğup kişiye verilmiş bir ayrıcalık, o kişi tarafından başkalarına bol bol kullandırılmış.

Kuriş dosyasında para, dernek ile şirket arasındaki boşlukta kayboluyordu. Burada ise, şimdilik, bir ayrıcalık görev ile kişi arasındaki boşlukta asılı duruyor.

Bugün İdris Naim Şahin’le birlikte birkaç plaka dosyaya girdi. Aynı boşlukta daha kaç plakanın olduğunu ise, sanırım sadece savcılık değil, bugün tahsisi veren idare de sorguluyordur.

Yazı Hakkında ki Düşünceniz?
Çok Beğendim
0%
Beğendim
0%
Orta Karar
0%
Sevmedim
0%
Hiç İyi Değil
0%
Yazar Hakkında
Merve Şebnem ORUÇ
Bunlarıda İnceleyin