Ankara güçlendi, şimdi Paris düşünsün!

Okuduğunuz Yazı
Ankara güçlendi, şimdi Paris düşünsün!

İçerik

Hafta sonu Paris’teydik.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Fransa’da “1. Dünya Savaşı’nın sona ermesinin 100. yıldönümü” dolayısıyla düzenlenen anma töreni ve “Paris Barış Forumu”na katıldı.

İtilaf devletleri ile Almanya arasında 11 Kasım 1918’de ateşkes imzalanmış ve 1. Dünya Savaşı resmen bitmişti. Hani hatırlarsınız, “Almanya yenilince bizim de yenik sayıldığımız” savaştan bahsediyoruz. Çanakkale’de Anadolu insanının ve dünyanın dört bir yanından gelen Müslümanların yazdığı destandan bahsediyoruz. “Cennetmekân Abdülhamid Han” o vakit esir alınmış, hapsedilmişti. Zannedilenin aksine orduların başında Mustafa Kemal değil Alman generaller vardı. Onların taktik hataları yüzünden bir sürü sıkıntı yaşadık ve belimizi ancak 100 yıl sonra doğrultabildik.

Geldiğimiz noktada Türkiye kilit ülke olabildi mi?

Cevabı Paris’te değil İstanbul’da bulabiliriz. Suriye Zirvesi’ne Almanya’dan Merkel, Fransa’dan Macron, Rusya’dan Putin’in katılması Türkiye’nin çıtasını ve denklem kurma gücünü gösterdi.

Dünyadan 80 lideri ağırlayan Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron iki hafta önce Türkiye’deydi ve masada Amerika Birleşik Devletleri yoktu.

ABD’siz Almanya ve Fransa düşünülemez idi ama bugün artık Türkiye olmadan dabölgede hareket edemeyeceklerini gördüler, zira Türkiye Münbiç’te doğru adımlar attı.

Peki, bu avantaj iyi kullanılabiliyor mu?

Bunun cevabını ise İstanbul’da ve Paris’te aramayacaksınız; Afrika ve PKK’da arayacaksınız!

Biraz daha açalım: Almanya desteklediği örgütlerden elini çekmeye başladığı andan itibaren Türkiye kazanıyor. PKK’nın eskisi gibi rahat eylem yapamadığı bir Almanya haritası var önümüzde. Ve Afrika; en ıssız yerlerine gittiğinizde bile Fransızca konuşan insanların olduğu yer! Doğu Avrupa’nın gelişmeye çalışan ülkeleri “Türkiye bizi Afrika tecrübesinden faydalandırsın” demeye başlayacak, çünkü bu konuda Başkan Erdoğan’ın attığı temeller sağlam oldu.

İngilizlerin Ortadoğu adını verdikleri coğrafyamız yeniden Türkiye eksenine oturmaya başlıyor ve bundan sonrası Afrika topraklarının dünyadaki yükselişi ve Türkiye’nin buradaki yeri olacak. Bunun gerçekleşmesi Türkiye’nin hızına bağlı!

Kırım’dan Kudüs’e, Novipazar’dan Bişkek’e kadar sözünün ağırlığı hissedilen bir Türkiye sadece bölgesinin değil dünyanın da kilit ülkesi olur ve anahtarı sadece bizim seçtiğimiz liderler açar.

“YEREL SEÇİME 4 AY KALA

BAŞKENT KULİSLERİ”

Türkiye’nin yerel seçimleri “ittifak görüşmeleri” ile başladı ve Ak Parti ile MHP bildiğiniz gibi “Cumhur İttifakı devam ama yerelde ittifak yok” noktasına geldi. Öteki tarafta CHP-HDP-İyi Parti-SP ittifakı söz konusu, ancak bu bazı yerlerde gizli olacak. Niye gizli? MHP’den ayrılanlar ve “dışarıdan gelenlerin” kurduğu İyi Parti ile HDP arasındaki ittifakı seçmen kabul etmez. CHP’nin ise açık-gizli sıkıntısı yok, zira CHP’li seçmen HDP ile beraber yürünmesine karşı çıkmıyor. Aslında bu sosyolojik bir denklem ve incelenmesi gereken bir toplumsal vaka olarak karşımızda duruyor.

“ANKARA’DA SON DURUM”

Seçmenin ortak fikri, “Ak Parti Ankara ve İstanbul’u kaybederse Türkiye’yi kaybeder” şeklinde tezahür ediyor.

Kulislere göre Melih Gökçek aday olmuyor, oğlu Osman Gökçek için ise taban “şu an”sıcaklık göstermiyor. Melih Bey Ankara’ya büyük hizmetler etse de toplumsal taban kendisini belediye hizmetlerinde değil daha farklı alanlarda görmek istiyor. Melih Gökçek’in bu ülkeye hizmetleri muhakkak beklenen bir vakadır, ancak bunu Ak Parti ekseninden ayrılarak yaparsa maksat hâsıl olmaz.

Ankara için Mehmet Özhaseki, İstanbul için Binali Yıldırım ismi kulislerde “açık ara” önde gidiyor. Altındağ’da Veysel Tiryaki, Keçiören’de Mustafa Ak, Mamak’ta Mesut Akgül, Gölbaşı’nda Fatih Duruay, Kahramankazan’da Lokman Ertürk ilçelerini büyüttüler, geliştirdiler. Arada spekülasyonlar yapılsa da parti tabanı ve hizmet ettikleri çevreler tarafından seviliyorlar ve haklarında FETÖ yahut başka türlü şaibeler yok!

Ankara Büyükşehir’e kimin geleceği önemli ve herkes gönlünden geçeni söylüyor. Ancak son sözü Ak Parti Genel Başkanı sıfatı ile Recep Tayyip Erdoğan söyleyecek. Bu sözü söylemeden evvel de parti teşkilatlarına, anketlere, sivil toplum kuruluşlarına, uzmanlara varana dek geniş bir araştırma yapacak. O vakte kadar yazılanların hepsi kulis bilgisinden öteye geçemez.

“Kaynaklarımdan şöyle sağlam bilgiler aldım” diyenler “şu günlerde” tamamen yalan söylüyor. Adaylar en erken ay sonunda netleşmeye başlar.

Yazı Hakkında ki Düşünceniz?
Çok Beğendim
0%
Beğendim
0%
Orta Karar
0%
Sevmedim
0%
Hiç İyi Değil
0%
Yazar Hakkında
Hacı YAKIŞIKLI