Brütüs ihanetine karşı demokles’in kılıcı?

Okuduğunuz Yazı
Brütüs ihanetine karşı demokles’in kılıcı?

İçerik

2019’da gerçekleştirilmesi planlanan seçimin yaptırılmaması, engellenmesi için de tezgahlanan oyunlar bir yana mümkün olan gerçeklik içinde seçim sabote edilmesi, bu da olmazsa seçime giden yerli ve milli unsurları itibarsız kılmak adına asimetrik projelere birbir şahit oluyoruz.

Tamamen toplumun iç dinamiklerine ve hassasiyetleri üzerine kurgulu projeler…

Bu projelerin en etkili olanı da kuşkusuz bir dönem herkesle ve toplumun herkesimine etki eden, geçmişte irtibat ve intisaplı olan fetö üzerinden şekillendirilmesi…

Fetö gerçeğinin geçmişte legal olduğu toplumsal düzlemde terör örgütü olarak sınıflandırılmadığı dönemlerin, şimdiki ve gelecek zaman algısında terör örgütüyle ‘geçmişte neden yakınlık kurdunuz’ algısına mahkum edilmek isteniyor.

İdari bazda elbette zaaf olarak cereyan eden vesayet sisteminin bertaraf edilmesi için legal konumundan istifade edilmesi üzerine tasarruflar gerçekleşmiş. Bu gerçek…

Ancak bu gerçeğin legal gibi görünen illegal boyutunun farkedilmesiyle devlet mekanizmaları ve devletin beka gerçeği üzerinden tehlike olarak görülmesi ve teşhisiyle, fetöyü devlet yapısı ve toplum dokusu üzerinden kazımak elzem olmuş, geçte olsa gereği yapılmış.

Üzerinden bir 15 Temmuz geçmiş. Farkedişin ağır bedelleri ödenmiş.
O farkedişin rövanşist kadroları 17-25 Aralık’tan bu yana başta HSYK, AYM ve diğer kurumsal yapılar içinde muhafaza edilmiş.

Şimdi o uyuyan hücreler üzerinden nihai sonuca gitmek adına, projelerin en etkin ve çözüm odaklı operasyon versiyonlarıyla sahneye çıkıyorlar.
Buna siz AYM deyin ya da diğer bürokratik terör yandaşları deyin veya parti teşkilatı içinde “ağaç kurdu” olarak tanımlayın, yani her ne derseniz deyin bunlar çalışıyor mu kardeşim?                                            Çalışıyor.
Peki bunları izale edebilecek hukukî gerçekler ve yaptırımlar var mı?
Var.

Ama hukuk hala bu devletin hukuku değil!
Yerli ve milli normlar, kabuller ve değerler üzerinden hareket ettirilip müeyyide olarak tecelli ettirilebilecek bir hukukumuz hala yok.
Bu ülkede yerli ve milli hukuku bırakın, evrensel insan hakları ve normlarını kendi iç dinamiklerine tatbik edeceği hukuku olmadıktan sonra, anayasa da babayasa da devlet gerçeğine juristokrat kafa ve yaptırımlarla bakar. Tokmak onların elinde davul sizin elinizde…

Ağlamaya sızlamaya gerek yok. Bu sistem önce iç hukukunu değiştirmek zorunda!
Kaldır AYM’yi onun etrafında mevzilenleri gör ne kadar çakal hangi hukuki mesnet olarak gizleniyor. Temizle hepsini…
Bunu yapamadıkça söylemlerimizin tamamı propagandadan öteye geçemez.

Yok “mor beyin”miş kırmızı kafaymış bütün projelerin ana istinad noktası yerli ve milli olmayan hukuk sistemimizin birer aracıdır, beslenme çantasıdır.
Unutmamalı.

Binnur Günay 

Yazı Hakkında ki Düşünceniz?
Çok Beğendim
0%
Beğendim
0%
Orta Karar
0%
Sevmedim
0%
Hiç İyi Değil
0%
Yazar Hakkında
Binnur Günay