DEM Parti nereye
Terörsüz Türkiye sürecinde tam da rapor yazımı ve yasal düzenleme aşamasına geçiş döneminde DEM Parti’den tuhaf sesler yükselmeye başladı.
Türkiye partisi gibi hareket etmesi beklenen DEM, inisiyatif alıp, yapıcı adımlar atmak yerine örgütün ajitasyonlarına alet oluyor.
İmralı’dan tahliye olan iki isme şehir şehir dolaştırılarak yaptırılan açıklamalar evlere şenlik..
Biz faşist bir Cumhuriyete entegre olmayız!
90’ların ruhuna yeniden dönmeliyiz!
Hadi bu isimler bireysel olarak bu saçma sapan ve hadsiz söylemleri dile getirdi diyelim…
Peki DEM Parti’den yapılan şu açıklamaya ne diyeceğiz?
Diyarbakır’da Abdullah Öcalan’a özgürlük mitingi düzenleyeceğiz. Koşulların bu tarihsel sürece göre yeniden düzenlenmesi sağlanmalı!
DEM Parti yönetimi aslında tarihsel süreci okuyamıyor. Ya da birileri onların farklı bir okuma yapmaları için üzerlerinde baskı kuruyor.
Yoksa durup dururken neden “90’ların ruhuna dönmek, faşist Cumhuriyet, Öcalan’a özgürlük mitingi” gibi süreci baltalayacak söz ve eylemlerle gündemi değiştirmeye çalışsınlar?
MHP lideri Bahçeli’nin bu gelişmeler sonrası yaptığı “İmralı’nın cezaevinden çıkma ve özgürlük talebi yok” açıklaması DEM’in ciddiye alması gereken bir uyarı.
Bahçeli aynı açıklamada “DEM’in 4 Ocak’ta Diyarbakır’da düzenleyeceği mitingin ‘Terörsüz Türkiye’ hedefini sekteye uğratmasa bile yavaşlatacağını değerlendiriyorum” diyor… Yani “Sürece zarar verecek adımlar atmaktan vazgeçin” diyor DEM’e.
DEM Parti’deki bu çelişkili tutum ve davranışların tek bir açıklaması var… Suriye’de silah bırakmaya ve Şam yönetimiyle entegre olmaya yanaşmayan terör örgütünün baskısı… Örgüt Suriye’de adım atmamak için elinden geleni yapıyor.
DEM yönetiminden bu saatten sonra beklenen tek şey gerçek bir Türkiye partisi gibi hareket etmesi. Bakalım bunu başarabilecekler mi?
ÇOCUKLAR GÜVENDE
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın dijital dünyada bir dolu riskle karşı karşıya olan çocuklarımızı korumak için hayata geçirdiği “Çocuklar Güvende” projesini çok tuttum.
Günümüz çocukları dijital dünyada siber zorbalık, uygunsuz içerikler, istismar, teknoloji bağımlılığı gibi tehditlere karşı maalesef savunmasız durumda.
Bakanlık bunu öngörerek bir mobil uygulama ve internet sitesini faaliyete geçirmiş. Bakan Göktaş’ın “Çocukların dijital dünyada neyin risk, neyin fırsat olduğunu bilmesini istiyoruz” sözleri aslında bu projenin bir özeti.
Proje ile çocuklar için güvenli dijital ortamlar oluşturmak ve zararlı içeriklerin önüne geçilmesi hedefleniyor.
Çocuklarımız her şeyimiz. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın bu örnek projesi sadece çocuklarla da sınırlı kalmamalı. Günümüzde anne ve babaların da dijital dünyadaki risklere karşı bilinçlenmesi ve çocuklarına rehberlik edecek bir donanıma sahip olması şart.





