Devletin ve Milletin Parasıyla Vur Patlasın Çal Oynasın

Okuduğunuz Yazı
Devletin ve Milletin Parasıyla Vur Patlasın Çal Oynasın

İçerik

İBB’nin sabık Başkanı Ekrem İmamoğlu ve diğer suç ortaklarının, kamu kaynaklarını alavere ve dalaverelerle kendi şirketlerine ve şahsi çevrelerine aktardıkları artık bilinen bir gerçek.
Şimdi ise öğreniyoruz ki kamu kaynaklarıyla; özel jetlerde, eskiden adları ve sıfatları farklı tanımlanan, bugün ise açıkça eskort olarak anılan kişilerle vur patlasın çal oynasın bir hayat sürülmüş.
Daha önce de gündeme gelmiş olan bu hadiseler, bugün çok daha net biçimde açığa çıkmış durumda.
Öncelikle şunu belirtmek isterim:
Bir insanın özel hayatı, öncelikle kendisini, eşini ve ailesini ilgilendirir; kamuoyunu ilgilendirmemesi gerekir. Ancak bu “vur patlasın çal oynasın” hayat milletin parasıyla yaşanıyorsa, bunun mutlaka bir bedeli olmalıdır.
Ortada bir istismar yoksa, kimin kiminle ne yaptığı bizi ilgilendirmez.
Fakat olay artık çığırından çıkmıştır. Milletin parasıyla zevkü sefa içinde âlemler yapanlardan, İstanbul için hayırlı ve kalıcı hizmetler beklenemez.
Bugün İstanbul’da yaşanan tablonun vahameti artık daha net anlaşılmalıdır.
İran’a Bakışımız Nasıl Olmalı?
İran’da 26 Aralık’ta döviz kurlarıyla ilgili başlayan hadiseler, giderek artarak devam etmektedir.
İddialara göre binlerce kişi hayatını kaybetmiştir.
“İddialara göre” diyorum; zira İran hükümeti interneti kestiği için içeriden sağlıklı bilgi almak mümkün değildir. Öte yandan, ortaya atılan rakamların büyük kısmı Batı merkezli kaynaklardan geldiği için bu verilerin de ne kadar güvenilir olduğu tartışmalıdır.

Başka bir tartışma konusu ise İran hükümetinin, uzaydaki Starlink internet sağlayıcılarını imha ettiği yönündeki iddialardır. İran’da böyle bir uzay teknolojisi yoktur; ancak nasıl ki evlerimizde ve iş yerlerimizde modemler aracılığıyla internet kullanıyorsak, Starlink de benzer şekilde dağıtıcılar üzerinden hizmet vermektedir. İran hükümeti bu dağıtıcıların yerlerini tespit ederek büyük oranda imha etmeyi başarmıştır.
İran, 22 yıl önce Amerika’nın Saddam Hüseyin’e yaptığı operasyonu alkışlamış ve ABD’ye teşekkür eden açıklamalar yapmıştır.
Tarih boyunca da şunu gördük:
Biz ne zaman Batı’ya doğru sefere çıksak, İran gelip arkamızdan vurmuştur.
Dikkat edilirse İran, çoğu zaman İslam beldelerine saldırmış; Yemen’de, Suriye’de, Lübnan’da devrim ihraç etmeye çalışmış, vekâlet savaşları yürütmüştür. Bir yandan ambargo altındayken, elindeki sınırlı kaynakların büyük kısmını bu coğrafyalara harcamıştır.
Bu süreçte İran halkı ise açlık ve yoksulluk içinde yaşam mücadelesi vermiştir.
İran, İslam âlemi içerisinde sürekli fitne ve fesatla anılmıştır.
Bizim coğrafyamızda yaşanan birçok eylemin arkasında da İran’ın izi vardır. Üstelik terör örgütü PKK’ya belli ölçülerde hamilik yaptığı da bilinmektedir.
Tüm bunlara rağmen, koyu bir Ehl-i Sünnet savunucusu olmama rağmen, İran topraklarında emperyalist postallarının gezinmesini asla istemem.
Benim durduğum yer burasıdır.
Görüyorum ki devletimiz de aynı noktadadır.
Artık coğrafyamız huzur bulmalıdır. Emperyalistler ve onların işbirlikçileri bu topraklardan sökülüp atılmalıdır ki millet olarak rahat bir nefes alabilelim, huzur içinde yaşayabilelim.

Yazı Hakkında ki Düşünceniz?
Çok Beğendim
0%
Beğendim
0%
Orta Karar
0%
Sevmedim
0%
Hiç İyi Değil
0%
Yazar Hakkında
Hilmi Daşdemir