Dostlarımız hop oturup hop kalkıyor

Okuduğunuz Yazı
Dostlarımız hop oturup hop kalkıyor

İçerik

Yunan gazeteleri bir yandan ABD’nin malum düşünce (!) kuruluşları diğer yandan, aylarca “Türkiye’ye F-16 uçakları verilmesin!” diye tepindi. Buna engel olamayınca şimdi ortaya bir “Yunanistan ve Türkiye ile F-16 ve F-35 savaş uçaklarının satışına ilişkin üçlü anlaşma” söylentisi attılar; bunun uygulanmasını sağlamak için var güçleriyle yırtınıyorlar.

Güya, Türkiye’ye yeni F-16 savaş uçağı satışı ile mevcutların güncellenmesi için gerekli kitlerin verilmesi, kimine göre 2, kimine göre 3 şarta bağlıymış. Kabaca, bu çevreler, uçakların Türkiye’nin Yunanistan’a (kime göre PYD-YPG’ye) karşı kullanılmaması şartına bağlı olduğunu veya ‘olması gerektiğini’ savunuyorlar.

Yunan Kathimerini gazetesi, ABD Dışişleri Bakanlığı’nın Temsilciler Meclisi ve Senato’nun ilgili 4 komitesine gizli bir mektup gönderdiğini, Türkiye ile yapılan anlaşmanın kamuoyuna açıklanmayan bir bölümü olduğunu, bu bölümde Yunan adaları üzerinde uçuş yapmama şartı bulunduğunu öne sürdü. Gazeteye göre, koşulun ihlal edilmesi halinde ABD Dışişleri Bakanlığı devreye girecek, saldırılar sürerse F-16 tedarik programı durdurulacak. Gazetenin bu haberi üzerine Yunan TV’leri, Suriye’deki PKK örgütlenmelerinin kontrolü altındaki medya kanalları sevinçten adeta havaya uçtu.

Milli Savunma Bakanlığı bu haberi anında yalanladı, 49 adet yeni F-16 ve 79 adet F-16’nın modernize edilmesiyle bunlara ait mühimmat, malzeme ve teçhizatları içeren talep konusunda ABD Dışişleri ve ABD Kongresi arasındaki müzakerenin Ocak’tan beri devam ettiği, bu süreçte Kathimerini’nin iddiaların aksine bir tek “şart” ifadesi geçmediği bildirildi.

Türkiye bir NATO ülkesidir ve bu bağlamda, diğer üyelerden yapılan her türlü tedarikte bir şart vardır: NATO kaynaklı her türlü malzeme, silah, mühimmat ve teçhizat, NATO kolektif savunma konseptine uygun şekilde kullanılır. Bu konseptin birinci maddesi, üye ülkelere ulusal güvenliklerini sağlama garantisidir.

Türkiye’nin, kendi parasıyla satın almış oldukları ile birlikte, Irak ve Suriye’de kullandığı her türlü NATO çıkışlı silah, teçhizat ve malzeme (buna F-16’lar da dahil), bu çerçevede ulusal güvenliği sağlama amaçlı kullanılmaktadır. NATO’nun da tanıdığı (ve mesela ABD’nin DAEŞ’ten tutun, Güney Amerika kaynaklı narko-terörizme karşı uyguladığı) “bir ülkenin, teröristi sınır ötesinde bulup yakalaması veya imha etmesi” kuralı, Türkiye’ye NATO silahlarını nerede olurlarsa olsunlar, PKK bağlantılı örgütlenmelere karşı kullanma hakkı vermektedir.

Kathimerini veya onun bu haberine kaynaklık eden Yunan makamları biliyor olmalılar ki, NATO anlaşması çerçevesinde yapılan alım-satımlar veya ödünçler ve bağışlar, ulusal egemenlik ilkelerine aykırı olamaz. Bazı NATO üyeleri, Türkiye’nin milli savunma konseptlerini kendi anlayışlarına aykırı buldular ve kimi zaman bunu açıklayarak, kimi zaman açıklamayarak ve fiilen uygulayarak Türkiye’ye ambargolar uyguladılar.

Kathimerini, diğer bir çok Yunan medyasına göre, açık görüşlü ve uygar bir yayın kurumudur; bilmesi gerekir ki, Yunanistan NATO üyesi olarak kaldığı sürece, Türkiye’nin herhangi bir tehdidine muhatap değildir. Türkiye, teröristi Yunanistan sınırları içinde, Irak ve Suriye’deki gibi kovalamıyor; diplomatik kanallardan iadelerini talep ediyor.

Bu sebeple Yunanistan’ın güvenliği için F-16’ların tedarikinde “özel şart” korumasına ihtiyacı yoktur.

Tabii, NATO üyesi olarak kaldığı sürece…

Yazı Hakkında ki Düşünceniz?
Çok Beğendim
100%
Beğendim
0%
Orta Karar
0%
Sevmedim
0%
Hiç İyi Değil
0%
Yazar Hakkında
Hakkı ÖCAL