FELAKET TELLALLARINA GEÇİT VERMEYELİM

Okuduğunuz Yazı
FELAKET TELLALLARINA GEÇİT VERMEYELİM

İçerik

Bu milletle uğraşmaktan hiç vazgeçmeyecekler.
Önümüze çıkartılan engelleri savuştura savuştura hedeflerimize ilerliyoruz.
Aştığımız her engel, savuşturduğumuz her sıkıntı bizi özümüze biraz daha yaklaştırıyor.
Geçmişle kopartılan bağlar bir bir bağlanıyor.
Kökten kesilen bir ağacın yeni sürgünlerinden hayat bulup tekrar gökyüzüne uzanıp eski gücüne, ihtişamına kavuşması gibi.
Bu süreci geriye çevirmek mümkün değil.
Gerçeklere onların penceresinden değil, aklımızın, vicdanımızın ve geçmişimizin rehberliğinde bakıyoruz artık.
Ve anlıyoruz ki koskoca bir millet, kulaklarına fısıldanan ninnilerle değil yalanlarla uyutulmuş.
Nasıl mı?
Öyle çok uzağa gitmeye gerek yok.
Son beş yıl aslında tüm projenin özeti gibi.
GEZİ kaosu ile başlayan cümleye, döviz kurşunu ile son nokta konuldu.
Bu cümlenin içerisinde yazılanlar yakın tarihimizin aynası gibi.
Ama millete diz çöktürmek için kuracakları daha çok cümleleri var.
İçinde kaos olan, terör olan, algı olan, kendimize güveni sarsacak, şahlanışımızı durdurmak için kullanacakları her türlü kelimeyle dolu cümleler.
İlaçlara bağışıklık kazanmış bir hastalığın, belirli periyotlarla nüks edip bünyeyi zorlamasına benzetilebiliriz yaşadıklarımızı.
Uluslararası güçlerin, içimizden seçilmiş figüranlarla vitrine koyduğu projelerinden bıktık usandık.
Kolay değil tabii.
Başbakanlık önünde fırlatılan bir yazar kasayla, Cumhurbaşkanının fırlattığı kitapçıkla, ülkeyi dizayn ettikleri kaos günlerini tekrar yaşatamıyorlar millete.
Son beş yılda yaşadıklarımız, Cumhuriyet tarihinin tüm sıkıntılarının kat be kat üstünde olmasına rağmen yine de başaramadılar. Amaçlarına ulaşamadılar. Eski Türkiye’ nin karanlık dehlizlerine sokamadılar milleti.
15 Temmuz destanını hazmedemeyenlerin gözü dönmüşçesine her türlü silahla üstümüze gelmesine rağmen hedeflerimizden zerre taviz vermiyoruz.
Dış güçleri anlarız bir şekilde. Akrepin fıtratı misali. Tek amaçları ülkenin her türlü değerini sömürüp, yükselişini engellemek.
Peki içimizden bu projelere gönüllü figüranlık yapanlara ne demeli?
İliklerine kadar işlemiş aşağılık kompleksiyle, ülkeyi zora sokan her projeye, her 5. Kol faaliyetine alkış tutmaları nedir?
Bunun adı siyaset değil.
Bunun adı farklı dünya görüşlerinin yansıması değil.
Bunun adı solculuk hiç değil.
Düpedüz vicdansızlık bu.
Döviz silahıyla, kur oyunuyla ülkemizin ekonomik dengelerini yıkmaya yönelik projeleri etekleri zil çalarak sevinen, kendilerine iktidar yolunu açacak fırsat olarak değerlendiren ahlaksızlık abidelerini…
Millete moral vermek yerine, korku pompalayıp, haince, alçakça ve müptezelce “ülkenin ekonomisi çöktü, İMF ile görüşmeler geliyor” küfrünü utanmadan sarf edenleri…
Terörle mücadelede ülkemizde ve sınırlarımızın dışında yakaladığımız tarihi başarıya dil uzatacak kadar şuursuzlaşanları…
Hiç unutmayın. Hep aklınızın bir köşesinde kalsın bu şerefsizlikleri.
Hatta ülkenin geçirdiği en kritik günlerde sergilenen bu gayrı milli duruşu çocuklarınıza bir bir örnekleriyle anlatın.
Ne dedik. Bir yazar kasayla ekonomisi alt üst olan krizleri yaşadı bu ülke.
Ama bu gün, değil bir kasa, milyonlarca yazar kasayı milletin üstüne atıp kaos çıkarmayı bekleyenlerin heveslerini nasıl da kursaklarında bıraktığımızı anlatın.
İMF’ ye son taksitin ödendiği, enflasyonun tarihinin en düşük seviyesine indiği günlerde, kabaca bir hesaplamayla 157 milyar liraya mal olan GEZİ alçaklığını anlatın.
Bu alçaklığın paydaşları kimlerdi?
Söz konusu, ülkeyi kaosa sokup, Erdoğan’ı devirmek ise, kiminle iş birliği yaptığımız teferruattır deyip, PKK yı da, DHKP-C yi de HDP yi ve PKK yı da FETÖ yü de aynı ihanet zincirinin halkaları yapan güç kimdir diye sorun…
CHP nin o ihanet kalkışmasındaki rolünü, duruşunu, söylemlerini sorgulayın…
Eziklikle değil, gururla söyleyin aşağılık planları nasıl bozduğumuzu…
GEZi ile başlayan ve ardı ardına devam eden, kaos, terör ve darbe girişimlerini savuşturmak için harcadığımız enerjiyi düşünün.
Tökezlesek de hiç diz çökmememizin verdiği hırçınlıkla gerçekleştirdikleri ve başarılı olacaklarından hiç şüphe duymadıkları 15 Temmuz darbe ve işgal girişimini, kanımızla, canımızla nasıl destansı bir mücadeleyle boşa çıkardığımız gelsin gözünüzün önüne.
Hepsi milletin parası olan, 200 milyar dolarlık milli servetin FETÖ cü teröristler tarafından nasıl da yıllar boyunca ülkemizden sinsice çalındığını ibretle hatırlayın.
Hala değişik maskelerle ülkemizin geleceğine darbe vurmak için fırsat kollayan, ülke kaynaklarına göz diken kriptoların varlığını da göz ardı etmeyin.
Öldük, bittik, ekonomi çöküyor algısını bulaşıcı bir virüs gibi yaymak için gece gündüz demeden akbaba iştahıyla çalışan kansızları tanıyın.
Dünya biliyor ve korkuyor gücümüzden.
Ama içimizdeki hainlerle yaşamak da mecburiyetimiz. Onun için gevşemeye, en ufak tehlikeyi hafife alma lüksümüz yok.
Felaket tellallarının tamamen algıya yönelik kasıtlı nifaklarına fırsat vermeyin.
Sadece size gösterilenle yetinmeyip, kendiniz de araştırın, sorun soruşturun.
Telefonunuzdan yapacağınız küçük bir aramayla bile ulaşabileceğiniz gerçekleri gördüğünüzde nasıl kahpe bir oyunla karşı karşıya olduğumuzu anlayacaksınız.
Yıllarca ülkenin kanını emen İMF nin Ekim 2018 raporunda Türkiye ile ilgili yapılan tespitlere göz atın.
“İstikrarlı büyümeyi sınayan zorluklar” başlığıyla yayınlanan raporda Türkiye için yüzde 3.5 luk bir büyüme ön görülmüş.
Öldük, bittik, çöktük korosunun gözüne sokun bu resmi veriyi.
Diğer ülkelerin büyüme rakamlarına da baktığınız zaman oynanan oyunun büyüklüğünü daha da iyi anlayacaksınız.
ABD ekonomisi için öngörülen büyüme rakamı yüzde 2.9 da kalırken, Almanya’ nın büyüme oranı yüzde 1.9, Fransa’ nı ise 1.6 oranında. İtalya için beklenen büyüme rakamı ise 1.2 olarak belirlenmiş.
Başta CHP ve FETÖ cü alçakların milletin gözünün içine baka baka kriz ve ekonomik çöküş çığırtkanlıklarına ne demeliyiz şimdi?
AK Parti genel merkezinden bize servis edilmedi bu veriler. İMF nin resmi raporu.
İşte bu gerçekleri hep hatırlayıp, bulunduğunuz her ortamda felaket tellallığı yapanların vurun yüzüne bu rakamları.
İMF den konuşurken yine yabancı bir kuruluş olan ve Türkiye düşmanlığıyla nam salmış 5.kol faaliyetlerinin elebaşı Stratfor’dan da bahsedelim.
Bu algı teröristi düşünce kuruluşunun kurucusu George Frieadman’ın “Gelecek 100 yıl-21.Yüzyıl için öngörüler” kitabında Türkiye ili ilgili yaptığı değerlendirmeleri de dikkatlice okumak lazım.
Ne demiş bu algı teröristi:” 2020 de Türkiye ilk 10 ekonomi arasına girecek.2040 ların ortalarında Türkiye önce Arap ülkelerinde, ardından Asya, Afrika, Balkanlar ve Kafkaslar’ da etkili olan en büyük bölgesel güç haline gelecek. Hatta o kadar güçlenecek ki 2050 lerde Japonya’ yı da yanına alarak ABD ile savaşa girecek.”
Şimdi yürütülen algı operasyonlarının Erdoğan ve Türkiye düşmanlığının sebebini anladınız mı?
Bu Stratfor denilen kuruluş 15 Temmuzda FETÖ cü teröristlere yardımcı olmak için 20 dakikada 5 tweet atarak Cumhurbaşkanının uçağının rotasını adım adım paylaşan kirli örgüt.
İşte oynanan bu büyük oyunu görüp daima tetikte olmamız lazım.
Amerika Marshall planıyla sadece süt tozu, peynir göndermedi Türkiye’ye.
Emperyalist amaçlarına uygun bir neslin dizayn edilmesi için bu amaca yönelik bir eğitim sisteminin kurulmasına ve kültürel yapının bozulmasına yönelik adımları da attı beraberinde.
İşte CHP’ nin sözde “ulusalcılık” adına bayraklaştırdığı tüm gayrı milli siyasi duruş ve söylemlerin temelinde de yatan budur.
Adı bizden, görünüşleri bizden ama emperyalizmin gönüllü tetikçilerinin acı hikayesi…
Milli duruşları ve politikaları “Nazilli Basma fabrikası ne güzeldi” çapıyla sınırlı bir zihniyete Yeni Türkiye’ nin gücünü ve kazanımlarını anlatamazsınız.
16 yıldır Türkiye’ nin kazanımlarını görmezden gelen koca koca adamların, kadınların ilkokul çocukları gibi siyah önlükler giyip, ıslıkla 10. Yıl marşı çalmasına itirazımız yok.
Ama Aselsan’ın 2017 cirosunda yüzde 42.3 lük artışla 100 havacılık ve savunma sanayi şirketi arasında birinci sıraya yükselmesini yani “dünyanın 1 numaralı markası olmasını” küçümsemelerine hatta bu başarıdan utanacak kadar kendilerini aşağılık duygusunun pençesinde hissetmelerine söyleyecek sözümüz çok.
Yok öyle beyler. Fildişi kulelerden millete tepeden baktığınız günler bir daha geri gelmemek üzere tarihin tozlu sayfaları arasında yitip gitti.
Artık bu milletin hayalleri var.
Hedefleri Var.
Ve bu hedefleri yerine getirecek azmi gücü ve isteği var.
Elhamdülillah bu hedeflere de bir bir ulaşıyoruz çok şükür.
Yine hatırlatalım. Bu kadar uluslararası projeyle her yönden ülkenin üstüne çullanan kirli güçlerin tüm oyunlarını boşa çıkartabilecek dünyada Türkiye’den başka ülke yok desek yeridir.
O yüzden hep gurur duyun kendinizle.
Geçmişimizi unutmadan Yeni Türkiye’ nin hedeflerine yürümekten asla vazgeçmeyin.
Amerika’ nın döviz ve kur baskısıyla çökmesini beklediği ekonomimizin tıpkı 15 Temmuz ruhuyla, bu tehlikeyi de savuşturup yoluna devam ettiğini göğsünüzü gere gere haykırın.
Merkez bankası verilerine göre cari işlemler açığı temmuz ayında geçen yılın aynı dönemine göre 2 milyar 960 dolar azalarak 1 milyar 751 milyon dolar seviyesine gerilemiş.
Ekonomimiz yolunda gidiyor yani.
Dünyanın en büyük havaalanına sahip olan ülke olmanın gururunu yaşamasına da izin vermiyorlar millete.
Dünyadaki 10 dev projenin 6 tanesinin Türkiye’ de olmasının mutluluğunu yaşayın doya doya.
Sonra yine dünyada İHA’ ları kendi imkanları ile üretebilen ve etkin olarak kullanan üç ülkeden bir olduğumuzu vurun yüzlerine.
Utanmalarını beklemeyin ama.
“Siyah beyaz filmlerde kalmış bir anokronik hezeyanla, ama Andımız tekrar okullarda mecburi olsun” demelerine gülün geçin.
Yıllardır milletin kabus gibi üzerine çöken bu zihniyetin bize neler kaybettirdiğini hatırlayarak içiniz burkulsun biraz.
Ama karamsarlık yok. Teslim olmayın bu arsız şımarıklığa.
Sadece İHA’ larla sınırlı değil. Savunma sanayimizde AR_GE ye ayrılan kaynakların geçtiğimiz yıl yüzde 39 oranında arttığını söyleyin.
Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı operasyonlarına, Afrika’daki yerel kabilelerde bile göremeyeceğiniz bir ilkellikle ve aşağılık duygusuyla karşı çıkıp, terörün belini kırmamıza da itirazları olduğunu unutmayın.
Milli silahlarımızla yazılan bu destanları göreceklerini, bu milli başarıdan gurur duyacaklarını ve yüzlerinin kızarmasını beklemeyin.
Cevapları hazır. Ama biz bu ülkenin kurucu Partisiyiz!
“İş Bankası’ nda yüzde 28 hissemiz var. Yönetim kurulunun 4 üyesinin CHP li olmasının gururu bize yeter” sığlığıyla değil mücadele etmek, bu insanlarla aynı havayı solumak bile zül gelir insana.
Kızarma demişken söyleyelim. 40 yıldır ülkenin başına olmadık belalar açıp binlerce insanımızı katleden terör örgütünün kırmızı listede aranan elebaşlarının da bir bir temizlendiğini görmek de gururlandırıyor bizi.
CHP nin FETÖ nün ve dış güçlerin tüm engellemelerine rağmen yakalanan tarihi başarıyı da unutmayalım.
2023-2051 ve 2071 hedeflerine tüm bu engellemelere rağmen ulaşacağımızdan hiç şüpheniz olmasın.
Yeter ki fırsat vermeyelim kirli planlarını uygulamalarına.

Yazı Hakkında ki Düşünceniz?
Çok Beğendim
0%
Beğendim
0%
Orta Karar
0%
Sevmedim
0%
Hiç İyi Değil
0%
Yazar Hakkında
Tahsin YILDIZ