İsveç, FETÖ’cüyü Kabil’den kaçırmış

Okuduğunuz Yazı
İsveç, FETÖ’cüyü Kabil’den kaçırmış

İçerik

İsveç’te online yayınlanan Samnytt gazetesinin haberi ülkede FETÖ’cülere nasıl yardım edildiğini gözler önüne serdi. Yayın organının “İsveç Erdoğan’ı işte böyle mahvetti; teröristlerin avladığı bir Türk’ün kaçmasına yardım etti” başlıklı haberinde FETÖ’cü Yılmaz Aytan’ı Türkiye’ye iade etmemek için nasıl çabaladığı detaylarıyla anlattı.

‘DİBİNDEN KAÇIRDIK’

Türkiye Adalet Bakanlığı tarafından silahlı terör örgütü yönetme/kurma suçlarından iadesi istenen, ancak İsveç tarafından iadesi durdurulan Yılmaz Aytan hakkındaki haberde “İsveç aktif bir şekilde Türkiye’nin terörizm suçlamasıyla iadesini istediği Yılmaz Aytan’a yardım etti. İsveç, Aytan’ı Erdoğan’ın burnunun dibinde kaçırmayı başardı” ifadeleriyle İsveç’in açıkça Aytan’a yardım ettiği ifşa edildi. Yayın organının haberine göre 2018 Aralık ayında Afganistan’da bulunan Yılmaz Aytan burada eğitimci olarak bulunduğu esnada Afganistan’ın FETÖ baskınları dolayısıyla ülkeden kaçma girişiminde bulundu. Afgan merciler ise Aytan’ı tutuklayarak ev hapsine aldılar ve pasaportuna el koydular.

PASAPORT, SIĞINMA HAKKI

Türkiye, örgütün üst düzey isimleri arasında olan Aytan’ın Türkiye’ye iadesini istedi. İsveç yayın organına göre de Afganistan FETÖ’cü ismi Türkiye’ye iade etmek üzereydi ancak Aytan Afganistan’dayken İsveç’e iltica talebinde bulundu. İsteğinin kabul edilmesinin ardından kendisine geçici pasaport verilen Aytan İsveç’e giderek 2018’de ülkede kalıcı oturum izni de aldı. Yayın organı da Aytan’ın İsveç’e sığınma talebine anında olumlu cevap verdiğini yazıp “İsveç Göçmenlik Ajansı, Aytan’a geçici yabancı statüsü pasaportu verdi. Aytan bu sayede İsveç pasaportuyla ülkeden ayrılabilir” bilgisini paylaştı.

BAŞVURUSUNA GEREKÇE

Yayın organı İsveç hükümetinin bir başka skandal uygulamasını da gündeme taşıdı: “İsveç Göçmenlik Ajansı’nın Türkiye karşısındaki hukuki pozisyonuna göre Erdoğan’a karşı 2016 yılındaki darbe girişimine destek vermek İsveç’te göçmenlik başvurusu için gerekçe olabiliyor. Türkiye’nin hukuki süreçleri de sürekli sorgulanmakta ve terörizmle suçlananlar ülkede adil bir yargılanma süreci yaşayamama riskiyle karşı karşıyalar. Yılmaz Aytan davasındaki durumda da bu değerlendirme hakimdi.”

OCAK 2021’DE İADE İSTEDİ

Yayın organı 2019 yılının başından itibaren Burdur’daki Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Aytan’ın ülkeye iadesinin istendiğini ancak İsveç otoritelerinin bu talebi görmezden geldiğini de yazdı. Habere göre, Türkiye’nin Stockholm’deki Büyükelçiliği’nin Ocak 2021’de İsveç Adalet Bakanlığı’na Aytan’ın iadesine ilişkin talepte bulunduğu bilgisi paylaşıldı. Bu talebin resmi evrağını da okuyucularıyla paylaşan yayın organı Aytan’ın ülkenin istihbarat birimi SAPO tarafından sorgulandığını ancak bu sorgulamanın da sembolik olduğunu ifşa etti.

SEMBOLİK SORGULAMA

Habere göre Aytan, Türkiye’nin talebinden sekiz ay sonra, Eylül 2021’de İsveç’in güneyindeki Güvenlik Polisi (SAPO) tarafından sorguya çağrıldı. Sorgulamanın çoğu gizliydi ama sembolik bir sorgulamaydı. Haberde “Sorgulayıcı, ülkesinde aranan Türk’e tutuklanmayacağını ve “İsveç’in uluslararası sözleşmelere bağlı olduğu ve bu nedenle onunla birlikte sorgulanması gerektiği” gerekçesiyle sorgunun yapıldığını derhal bildirdi” denildi.

ÜST MAHKEMEDEN KORUMA

13 Temmuz’da İsveç Üst Mahkemesi’nin kararıyla hakkında Türkiye’ye iade edilemez kararı çıkarılan Yılmaz Aytan’ın hakkındaki suçlamaların 2016 yılına ait olduğu ancak bu tarihte Aytan’ın İsveç’te suçlu olarak bulunmadığı iddiası karara gerekçe gösterildi. Aytan’ın bu şekilde İsveç’te kalması ve daimi kalma hakkına sahip olması sağlandı.

Üniversitenin Vakıf Başkanı Hasan Topaloğlu Başkan Erdoğan’ın FETÖ’nün okullarına karşı talimat verdiğini belirterek, “Erdoğan ilgisini bizden hiç eksik etmedi. 2010’da kampus açılışımız sırasında bize şu talimatı verdi; “Mutlaka FETÖ’nün üniversitesinden iyi olacaksınız. İlkokul ve lise açacaksınız onların buradaki çalışmalarına siz daha iyi çalışarak engellemiş olacaksınız” dedi.

Saraybosna’da açtığı okullarla bölgedeki gençlerin kaliteli bir eğitim alması için çalışıyor. FETÖ’nün gerçek yüzünü görenler, bu okullara kayıt oluyor, yakınlarını da tehlikeye karşı uyarıyor. Bu kurumlardan biri olan Uluslararası Saraybosna Üniversitesi, 1990’lı yıllarda Aliya İzzetbegoviç’in “Türk kardeşlerimiz burada bir üniversite kursun” çağrısıyla faaliyete geçti. Topaloğlu, “Üniversitemiz Bilge Kral İzzetbegoviç’in girişimleriyle hayata geçirildi. 2004’te kapılarımızı öğrencilerimize açtık. FETÖ bundan rahatsız oldu ve 2008’de kendi okulunu faaliyete geçirdi. Vakıf olarak anaokul, ilkokul ve lisemizi de açtık. Bosna’da FETÖ’nün daha fazla halka nüfus etmesini böylece engel olmuş olduk.”

Yazı Hakkında ki Düşünceniz?
Çok Beğendim
0%
Beğendim
0%
Orta Karar
0%
Sevmedim
0%
Hiç İyi Değil
0%
Yazar Hakkında
ajansturk online