Seçim anketleri ve AK Parti’nin oy oranları

Okuduğunuz Yazı
Seçim anketleri ve AK Parti’nin oy oranları

İçerik

AK Parti’ye oy vereceği kesin olan, sıkı Erdoğan hayranı iki esnaf ağabey ile buluştum. Soracakları sorular var diye dün davet edilmiştim; ama sıklıkla olduğu gibi, yine dinleyip, not alıp ve selamlaşıp ayrıldığım bir misafirliğe gitmiş oldum… –

Selamın aleyküm, Aleyküm selam- başladılar anlatmaya… Yaşları 50’yi geçmiş orta üstünde sayılacak iki esnaf ağabeyimiz sıkı bir tartışmaya tutuşmuş. İkisi de anketlerden şikâyetçi. Unlu mamulleri ve kafe-pastane işi yapan ağabeyimizin iddiası şu: “Anketlerde AK Parti’nin oylarını düşük gösteriyorlar; çünkü kendini baştan kaybetmiş hisseden CHP seçmenine sandığa gitmesi için umut veriyorlar. Bu bir taktik. Aslında AK Parti’nin oyu yüksek. Bu millet kızar, sinirlenir ama yine gider AK Parti’ye oyunu verir. Ülke tam ayağa kalkmış yola çıkmış koşarken ayağına çelme takmak olur AK Parti dışında bir partiye oy vermek.” Kuyumculuk yapan esnaf ağabeyimizin iddiası ise tam tersi: “AK Parti’yi kasten yüksek gösteriyorlar; maksat seçmeni rehavete düşürmek. Televizyona çıkıp ‘`’ı geçer’ diyen adamların asıl niyeti; Erdoğan nasıl olsa kazanır diye milletin oy verme şevkini kırmak.”

Hangisi haklı?

İkisi de?

Hangisi hatalı?

İkisi de?

Doğrusu ne peki?

Doğrusu şu: En değerli oy benin vereceğim oy. Kendi verdiğim oydan başkasıyla ilgilenmem ben. Bence siz de başkalarının vereceği oyları saymayın; saydığını iddia eden adamların açıklamalarıyla ilgilenmeyin. Rakamlar doğrudur yanlıştır meselesi değil bu. Bu mesele; kendi oyunuzu, bir sürüye karışmak ya da isyan etmek için oy verip başka bir sürüye katılmak yerine kendiniz olma meselesi. “Sürüye İsyan Sürüsü” diye başka bir sürü vardır ve aslında en güdümlü sürü güya “isyankâr” pozları verenlerin sürüsüdür. 

“Herkes orada” diye Erdoğan’a oy vermiyorum. Memleket için iyi olacağına inandığım için oy veriyorum. Velev ki 1 oy alacak olsun; “O 1 oy, benin oyum” diye gurur duyar, vicdanım rahat yaşarım.

Bana ne anketlerden; ben siyasetçi değilim ki oy hesabı hesap yapayım. Ya da ben sırf bir partiden, kişiden intikam almak için hesap yapan ülkesini, geleceğini düşünmeden “Aman şu kazanmasın da kim kazanırsa kazansın” diyen biri değilim ki, kimin nerede toplandığına bakıp oy vereyim. Böyle yapanların oyu, kendi oyları kendi kararları olmuyor işte. Birilerinin “Erdoğan’ı devirme ihtimali bu kişide var” diye kanalize edilmiş, güdümlememiş oy oluyor. Böyle demokrasi mi olur!

“Muharrem İnce bu ülkeye faydalı olur” diye inansaydım ona oy verirdim. Kaç kişi gelecek gelmeyecek ilgilenmezdim. “Erdoğan karşısında Akşener’e göre daha fazla oy alırmış almazmış” umurumda olmazdı.

Oy vermek ceza vermek, had bildirmek, terbiye etmek, mesaj vermek değildir. Bu laflar bir asırlık zırvalar. Milleti değersizleştiren, insanlara sürü muamelesi yapan seçkinci, vesayetçi eski zaman uydurmaları bunlar. Oy vermek; devlet kurmak, devleti yönetmektir. Demirtaş’a ya da Akşener’e ceza vermek için Erdoğan’a oy falan vermem, inadına oy vermem. Benim oyum devlete şeklini veren değerli bir hamle. Birilerinin intikam hırslarının günübirlik mezesi değil benin oyum. Bence siz de oyunuzu Erdoğan’dan intikam almaktan başka derdi olmayan delilerin elinde ziyan etmeyin. Hayalini kurduğunuz devleti inşa etmek için oy verin. Kime oy verirseniz verin ama bir avuç delinin sandık tetikçisi olmayın, devleti yönetmek için oy verin. Onun bunun siyasi hesaplarına savurmayın oylarınızı; inandığınız için oy verin.

Demek o ki siyasi anketlerin iki işi vardır. Birincisi ahlaklı olan tarafı; muhatabı siyasetçinin kendini ölçmesini sağlayan faydasıdır. Diğeri ise insanlara sürü muamelesi yapıp “Herkes burada sen de buraya koş, onlar şurada toplandılar sen de şuraya geç” diye telkin yapan ahlaksız tarafı. Bu sebeple kendi oyumdan başkası beni ilgilendirmiyor. Ben sürü değilim, herkesin nerede toplandığı ya da toplanmadığı beni ilgilendirmiyor. Beni kendi oyum ilgilendiriyor…

 

Yazı Hakkında ki Düşünceniz?
Çok Beğendim
0%
Beğendim
0%
Orta Karar
0%
Sevmedim
0%
Hiç İyi Değil
0%
Yazar Hakkında
Erem ŞENTÜRK