Sınırsız iftiracıların girdabına kapılmayın

Okuduğunuz Yazı
Sınırsız iftiracıların girdabına kapılmayın

İçerik

Azgınlığın, çirkefliğin, edepsizliğin ve şiddetin ilk özelliği sınırsız olmalarıdır. Bunların sınırları yoktur, başladılar mı sonları sonu gelmez. Eşini döven bir erkek görür duyarsanız mesele bilin ki onun bu şiddet hali eşiyle sınırlı değildir; çocuklarını da dövüyordur, annesini de dövüyordur, yaşlı babasını da dövüyordur. Fırsatını bulursa bebekleri de döver, yavru kedileri de çünkü şiddetin bir sınırı yoktur.

Çirkeflik de aynen böyle, hiç sınırı yoktur. Kızılay hakkında yalan yanlış dedikodularla toplumu huzursuz etmeye çalışan, mutsuz ve huzursuz olmakla lanetlenmiş azgın azınlığa bakın mesela, hiç sınırları yoktur.

Devlet iyi bir şey yapmaya görsün; Afrika açılımı olur, köprü olur, milli denizaltı ya da araba olur hiç fark etmez, ellerine ateşi alıp ülkede kundaklamadıkları yer, zehirlemedikleri iletişim bırakmazlar.

Ancak ben burada daha büyük bir derde dikkat çekmek istiyorum… Onların öyle olduğunu herkes biliyor; benim dikkatimi çeken, onların yalanları üzerinde ayak kaydıranlar. Hastalıklı bir hal yayılıyor ülke içinde. Azgın azınlık tarafından sigaya çekilmeye hevesli insanlar çoğalıyor. İyi insanlar yapmadıkları hatalar için özür dileyecekler neredeyse, çirkeflikte sınır tanımayanların iftiralarını satın alan, ezildikçe takdir toplayacağını zanneden tuhaf bir hal ile kuşatılıyoruz. Kırın şu saçma hali, özür dilemeyin, kimseden. Bu millete, bu ülkeye ufacık bile hayrı olmamış adamlar sizi sigaya çekemezler. İtin onları önünüzden yola deva edin dostlar… Kimmiş onlar; size hesap soruyorlarmış, kimmiş onlar sizden izahat istiyorlarmış. Bunu ne kendimize ne de davanıza yapın… Sınırsız çirkefler bunlar, sınırları yok; hiçbir zeminde buluşulmaz onlarla. Yanan ateş gibiler, özür diledikçe benzin atılmış yangın gibi büyürler… Acıkmış canavarlar gibi, özür diledikçe kanın tadını almış gibi iştahları açılır, dişleri keskinleşir onların. Hangi milli meselede buluşmuşlar bu ülkeyle, hangi derde gerçekten dertlenmişler. Hiç… Ölüleri bile eğer istismar edemeyeceklerse alıp satamayacaklarsa ölü kabul etmeyen akıl hastası müstemleke bir sınıf onlar, sizi sigaya çekemezler, sizi ezemezler… “Bu kadınları itfaiyecilerle buluşturun” diyebilecek kadar düşmüş, “Başörtüler kokuyor” diyen Orta Çağ’dan kalma sapık ırkçılar bunlar. Bunlar işgalcilerle işbirliği yapmak için hazır kıta bekleyen toplumun çürük kesimi. Bunlar gizli servislere kiralanan, nefret edip intikam almaya kodlanmış umutsuz azınlık. Ezdirmeyin kendinizi bunlara, çünkü durdurmak, engellemek, yıkmak, yok etmekten başka motivasyonları yok… Kapılmayın bu sınırsız iftiracıların girdabına kendinizi kurtarın; kapılmış arkadaşlarınızı çekip çıkarın bu halden.

Yazı Hakkında ki Düşünceniz?
Çok Beğendim
0%
Beğendim
0%
Orta Karar
0%
Sevmedim
0%
Hiç İyi Değil
0%
Yazar Hakkında
Erem ŞENTÜRK
Erem ŞENTÜRK