Türkiye’yi kuduz köpeklere mi teslim edeceksiniz?

Okuduğunuz Yazı
Türkiye’yi kuduz köpeklere mi teslim edeceksiniz?

İçerik

Bu seslenişimin muhatabı yalnızca hükümet değil.

Ölüm sessizliğine gömülen, birbirlerini ısıran muhalefete ve muhalif belediye başkanlarına aynı zamanda.

Türkiye’nin karşı karşıya bulunduğu iki büyük tehlike mevcut şu anda.

Biri, başıboş sokak köpeklerinin katlettiği yavrularımız ve bu katliamı seyredenler. Daha tehlikelisi köpeklerin ısırması sonucu kuduz olup trajik biçimde hayatını kaybeden çocuklar. Bitlis Adilcevaz ilçesinde ısırılma sonucu kuduz olan ve hayatını kaybeden Mustafa Erçetin adlı küçücük bir çocuğun acısı henüz taze.

Diğer en büyük tehlike de kudurmuş gibi saldıran ırkçılar.

Bir manyağın kışkırtmasıyla deliren ırkçılar ve onları seyreden hükümet bir başka yazının konusu.

Biz ilkine bakalım.

Yani başıboş sokak köpekleri ve kuduz vakalarına.

Her açıklamasını ayet gibi benimsediğiniz Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) yayınladığı haritaya göre Türkiye kuduz vakalarında kırmızı alarm veren ülkeler arasında yer aldı.

Kuduz, Rabies virüsüyle enfekte olmuş köpeklerin ısırmasıyla insanlara bulaşan korkunç bir hastalık. Hastalık baş gösterdikten sonra uygulanabilecek bir tedavi bugüne kadar ne yazık ki bulunamadı.

Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü adına Dr. Orhan Aylan tarafından yapılan “Kuduzun  Eepidemiyolojisi ve Hayvanlardaki Durumu” başlıklı bir araştırmaya göre ülkemizdeki kuduz vakalarında köpek başlıca rezervuar ve vektör olarak öne çıkıyor. Kuduz virüsünün dağılımı ise şöyle; köpek yüzde 91, kedi yüzde 2, diğer evcil hayvanlar yüzde 3, yarasa yüzde 2, yabani hayvanlar yüzde 1’den az. Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı verilerine göre son 15 yılda kuduz riskli temas sayısı 3 milyonu aştı!

Daha son üç günün birkaç vakasını hatırlatayım.

Adıyaman’ın Gerger köyünde başıboş köpekler tarafından ısırılan bir at sahibini ısırdı. Attan alınan numunede kuduz virüsü belirlendi. Atın sahibi Ramazan Sarıdoğan’a hemen kuduz aşısı yapıldı.

Dün, Çankırı Çerkeş, Karamuklu mahallesinde evinin önünde başıboş köpeklerinin saldırısına uğrayan 10 yaşındaki Utku Ulupınar yaralandı. Sağlık ekipleri tarafından ilk müdahalesi yapılan çocuk, hastaneye kaldırıldı.

Gaziantep’te 8 yaşındaki Cihan Ezel Deniz, sokak köpeğinin saldırısına uğradı. Mahalleli tarafından güçlükle kurtarıldı. Kafasına tam 25 dikiş atıldı.

Hükümet ısrarla bu sorunu sallıyor.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, “Belediyeler sokak köpeklerini toplasın” diyor ama on bin kere yazdık ve söylüyoruz, çıkardıkları o 5199 sayılı yasaya göre belediyelerin böyle bir yükümlülüğü ve sorumluluğu yok.

Çocuklarımız sokak köpeklerinin tehdidi altında. Geçen yıl 48 çocuk ve yetişkin köpekler tarafından öldürüldü. Aşağıdaki şu fotoğrafa bakın. Dünyanın hiçbir ülkesinde böyle bir tablo yok. Okuldan çıkıp evlerine gitmek isteyen çocuklar sokaktaki köpeklerin gitmesini bekliyor.

Sokak köpeklerine karşı müsamaha akıl tutulması boyutunda. Tyche Kairos adlı “hayvansever” bir YouTuber’ın şu sözlerine dikkat edin lütfen:

“Köpeklerimize bir şey olursa yarın köşe başında çocuklarınızın ölüsünü bulursunuz. Benim çocuğuma laf ettirmem dersen, yarın köşe başında ölüsünü bulursun. Çocuklarınızı ya siz çırpıcaksınız (döveceksiniz) ya da biz çırpıcaz”

İnsan düşmanı, yani Mizantrop olarak adlandırılan bu yaratıkların hükümet tarafından hâlâ kabul görüyor olmaları ayrı bir vahamet.

Gıda ve sağlık hijyeninin son derece önemli olduğu hastanelerle marketlerde onlarca köpek salına salına geziyor, yatıp uyuyor.

Daha iki gün önce Çanakkale Eceabat ilçesinde başıboş köpekler bir vatandaşın ağılına girerek 70 koyunu ve onlarca kuzuyu parçalayarak telef ettiler.

Türkiye’yi kuduz köpeklere mi teslim edeceksiniz? - Resim : 4

Bu kepazeliğe dur demenin vakti geldi de geçiyor bile.

Beka sorunu deyip duruyoruz değil mi?

Alın size BEKA SORUNU…

Ama bir ağır kanlılık, bir haddini bilmezlik almış başını gidiyor.

Tokat Gümenek Ballıdere Köyü Muhtarı, başıboş sokak köpeklerinin çocuklara zarar vermesini önlemek için çocuk parkına girmesini engelledi. Ancak, Tokat Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğü çocuk parkının önüne “YASAL UYARI: Sokaklar sahipsiz hayvanların yaşam alanlarıdır. Beslenmelerine engel olmak, hayvanlara zarar vermek 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu gereğince CEZAİ İŞLEME TABİDİR” yazan bir pankart astı.

Bu ilkel pankartı marifetmiş gibi oraya asan Tokat Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü’nün sorumsuz sorumlusuna soruyorum:

1- Sokakların sahipsiz hayvanların yaşam alanları olduğu kanaatine nasıl vardınız? Hangi yasal düzenlemeye dayandınız bunu yazarken?

2- O 5199 sayılı Kanun’da bile sokak kelimesi ya da eş anlamlısı bir kelime var mı? Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan bile “Başıboş sokak köpeklerinin yeri barınaklardır” demedi mi?

3- Besleme odakları gibi bir tanımdan haberiniz var mı?

4- Başıboş sokak köpeklerinin saldırısında ölen çocuklar hiç mi vicdanınızı sızlatmıyor?

5- Üstelik Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğü… Peki bu başıboş köpeklerin doğadaki yaban hayatına verdiği zarardan da mı haberiniz yok. Yok tabii. Olsa kendi paylaştığınız ormanlardaki yaban hayvanların sayısının ne kadar azaldığını anlatan verilerden bir sonuç çıkarırdınız.

Şu kadarını söyleyeyim.

31 Mart seçimlerinde oy verme motivasyonum bu sorun olacak.

Yazı Hakkında ki Düşünceniz?
Çok Beğendim
100%
Beğendim
0%
Orta Karar
0%
Sevmedim
0%
Hiç İyi Değil
0%
Yazar Hakkında
Fuat UĞUR