Fon vurgunu ve erişim engeline dair

Okuduğunuz Yazı
Fon vurgunu ve erişim engeline dair

İçerik

Soruşturmanın etrafına çekilen sessizlik şimdiden bir bedel üretiyor. O bedeli ödeyense, açıkça söylemek gerekirse, korunmak istenen vatandaşın güveni.

Sermaye Piyasası Kurulu 17 Eylül’de yedi portföy yönetim şirketinin TEFAS’taki fonlarını işleme kapattı. Ardından soruşturmanın ilk gün bilançosunu açıklandı: 4 tutuklama, 51 yurt dışı çıkış yasağı ve “spekülatif paylaşım” yaptığı belirtilen 246 hesaba erişim engeli. Tartışma tutuklamalar üzerinde yoğunlaşmadı.

Tartışılan, o 246’nın sonraki günlerde nereye vardığıydı. 246 sayısı iki haftanın sonunda toplu hesap kapatmalarla artmaya devam etti. Hatta öyle ki, son günlerde kapatılan hesaplar arasında bırakın muhalif olmayı, sosyal medyada “sıkı Reisçi” olarak bilinen, fon meselesini dışarıdan gelen ve hedefinde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın olduğu bir operasyon olarak görenler bile var.

“Erişim engeli getirilen hesaplara ilişkin nasıl bir yol haritası izleniyor? ” sorusuna mantıklı bir izah getirme konusunda tüm yollar yavaş yavaş tükenirken şimdi akıllardaki şu: Bir güven krizi yaşanırken bilgi akışını daraltmak güveni artırır mı yoksa tüketir mi?

Sayılar artarken

Farklı kaynaklara göre yalnızca 24 Eylül’de en az 250, 28 Eylül’de ise en az 150 hesap engellendi. 30 Eylül’de fon krizi hakkında paylaşım yapan en az 147 hesap daha bu listeye girdi. Listede ekonomistler ve akademisyenler var. Ardından bir haber sitesinin hem kendisi hem de X hesabı engellendi.

Rakamları taradığım kaynakların erişim engeli tartışmasında taraf olduğunu not edeyim. Ama Bakanlığın açıkladığı sayıyla kayıt tutan farklı derneklerin saydığı rakamlar arasındaki mesafe bile kendi başına bir veridir. Engelleri kayda geçiren engelliweb adlı hesap da 1 Ekim’de engelli hesaplar arasına girdi.

Kanunun elinde zaten hassas bir alet var

Sermaye Piyasası Kanunu (SPK) manipülasyon tespit edilen paylaşımlar için içerik bazlı bir yol tanımlıyor. Yasal düzenlemeye göre SPK belirli bir hesabın belirli yayınlarını tespit ederek bu paylaşımlar hakkında işlem yaptırabilir. Buraya kadar tamam, çünkü ölçü paylaşımın kendisi, kişilerin hesapları değil.

Ama son dalgada kullanılan dayanak 5651 sayılı Kanun’un 8/A maddesi. Bu madde “gecikmesinde sakınca bulunan hâller” için yazılmış bir istisna. Milli güvenlik ve kamu düzeni gibi geniş gerekçelerle içerik yerine hesabın tamamını kapatmaya imkân veriyor.

Aradaki fark teknik gibi görünüyor olsa da o kadar basit değil. Bir cümlenin, bir paylaşımın yanıltıcı olduğunu düşünüyorsanız, bununla ilgili içerik engeli bir tespittir. Hesap engeli ise bir tahmindir; yani bu kişi bundan sonra da yanıltacaktır sonucuna ulaşmaktır.

Ölçümü yapan hassas alet halihazırda elde dururken toptan hesap kapatmalar bu araçla yapıldığında, tedbir ne şekilde gerekçelendirilirse gerekçelendirilsin dışarıdan keyfi görünür. Bu görünüş de elbette zihinlerde bir sonuç üretir.

Güven karşı sesle ölçülür

Yaşadığımız fon meselesi gibi kriz üretebilecek konuların özünde olan şey, likidite değil güvendir. Yatırımcı resmî açıklamaya inanır, ama o açıklamayı sınayabilecek başka sesler var olduğu ölçüde…

Sınayan sesler kesildiğinde resmî açıklama tek ses olarak kalır. Ama tek ses güçlenmez, aksine incelir ve zayıflar; çünkü artık doğrulanamaz.

Daha da ötesi bilgi ihtiyacı ortadan kalkmaz, yer değiştirir. Denetlenebilir platformlardan kapalı mesajlaşma gruplarına, isimli analistlerden isimsiz söylentiye taşınır. Manipülasyon ve dezenformasyonla mücadele adına alınan tedbir, bunları üretenlerin en rahat çalıştığı zemini genişletir.

Toplu hesap kapatma kime yarar

Diyeceksiniz ki piyasa dolandırıcılığı gerçek bir suç tipidir. Kriz anında yayılan tek bir asılsız iddia, fonlardan çıkış dalgasını hızlandırabilir. Zararı da en çok, haberi en son duyan küçük yatırımcı görür. Devletin bu yatırımcıyı koruma ödevi vardır ve bu ödev beklemeye gelmez.

Bu itirazın her cümlesi doğru. Ama vardığı sonuç toplu engel değil, tam tersidir. Yatırımcıyı korumak, manipülatörü kalabalıktan ayırmayı gerektirir. Yüzlerce hesap aynı kararla kapatıldığında gerçek manipülatör de o kalabalığın içinde kaybolur.

Kriz öncesinde uyarı yapan analistle panik pazarlayan hesap aynı listede durduğunda, liste kimseyi korumaz. Yalnızca ayrım yapma iradesinin olmadığını gösterir.

Ayrıca, son birkaç gündür erişim engeli getirilen hesapların bir kısmının piyasa dolandırıcılığı ile alakası olmadığı da görülüyor.

Yeni bir rutinimiz mi oldu

Özetle erişim engeli bu dosyada istisna olmaktan çıkıp yeni bir rutine dönüşmüş görünüyor.

Soruşturmanın kendisi sürüyor ve sonucu yargı belirleyecek.

Ama soruşturmanın etrafına çekilen sessizlik şimdiden bir bedel üretiyor. O bedeli ödeyense, açıkça söylemek gerekirse, korunmak istenen vatandaşın güveni…

Yazı Hakkında ki Düşünceniz?
Çok Beğendim
0%
Beğendim
0%
Orta Karar
0%
Sevmedim
0%
Hiç İyi Değil
0%
Yazar Hakkında
Merve Şebnem ORUÇ