İkinci 25 yılda yeni paradigma Devletin stratejik hedefleri, halkın talepleri ve ekonomi

Okuduğunuz Yazı
İkinci 25 yılda yeni paradigma Devletin stratejik hedefleri, halkın talepleri ve ekonomi

İçerik

“Bir devrimin içinde yaşayanlar çoğu zaman yaşadığı devrimi fark edemez.”

AK Parti 25. yılını geride bıraktı. Bu 25 yılın tamamına yakını iktidarda geçti. Her yeni durum, yeni bir paradigmaya ihtiyaç duyar.

AK Parti iktidara geldiğinde Türkiye’nin birinci önceliği, vatandaşın siyasetten günlük talepleriydi. Neredeyse ülkenin başka bir gündemi yoktu. AK Parti’nin siyasetteki dehası, bu talepleri doğru okuyup doğru başlıklandırması ve daha da önemlisi sorunların öncelik sırasını doğru belirlemesi oldu. 25 yılda adım adım bu sorunlarla baş edildi. Ulaşım, sağlık, eğitim, enerji, güvenlik, ekonomi, şehircilik ve daha birçok alanda yeni ekosistemler kuruldu; bu başlıkların önemli bir bölümünde Türkiye dünyada örnek alınabilecek bir seviyeye ulaştı.

2000’li yıllarda Türkiye’nin temel meselesi geri kalmışlık, kalkınma eksikliği ve kötü ekonomi olduğu için devletin öncelikleri de büyük ölçüde bu sorunlarla sınırlıydı. Bugünün Türkiye’sinde ise küresel riskler, değişen güç dengeleri, jeopolitik eksen kaymaları, savaşlar ve Türkiye’nin ulaştığı güçlü konum, stratejik öncelikleri yeniden birinci sıraya oturdu.

Devletin stratejik öncelikleri

: Son yıllarda Sayın Cumhurbaşkanımızın mesaisine baktığımızda küresel diplomasi, bölgesel iş birlikleri, yeni ittifaklar ve barış girişimleri öne çıkıyor.

 Terörsüz Türkiye, savunma sanayii ve teknolojik bağımsızlık, enerji ve gıda güvenliği, üretim kapasitesinin artırılması, Türk dünyası, Orta Doğu, Balkanlar, Kafkasya ve Afrika’da etkinliğin derinleştirilmesi

 yeni dönemin temel stratejik başlıklarıdır.

Dünyadaki güç dengelerinin değişmesi Türkiye’yi bölgesel bir aktörden küresel bir güç merkezine dönüştürdü. Karabağ, Suriye ve Libya’daki gelişmeler, Türk Devletleri Teşkilatı’nın güçlenmesi, Somali ve Sudan’daki girişimler, Irak ve Afrika’da atılan adımlar, Balkanlar’daki diplomasi ve Ukrayna-Rusya savaşı ile İran-ABD-İsrail geriliminde yürütülen diplomatik girişimler Türkiye’nin gelişmeleri takip eden değil, gelişmelere yön veren bir ülke olduğunu gösteriyor.

Türkiye; 

Libya’da Doğu Akdeniz, güvenlik ve enerji, Somali’de Kızıldeniz ve Hint Okyanusu güvenliği, Sudan’da Afrika ve Kızıldeniz istikrarı; Gazze’de Filistin davası ve bölgesel diplomasi, Katar ve Mısır’la ise Ortadoğu’daki stratejik koordinasyon 

üzerinden çok merkezli bir stratejik ağ kuruyor.

Mekke Ortak Savunma Anlaşması da bu yeni güvenlik mimarisinin en önemli adımlarından biri oldu ki, bu anlaşma dünya gündeminde var olmaya devam ediyor.

İkinci 25 yılda devletin büyük öncelikleri; 

savunma iş birlikleri, ittifaklar, savunma sanayii ihracatı, enerji arz güvenliği ve yüksek teknoloji

 olacaktır.

Halkın talepleri

: Devletin stratejik hedefleri hükümetin birinci meselesi hâline gelirken, vatandaşın temel gündemi ekonomi ve günlük hayat üzerine odaklanmıştır. Çünkü hizmet ve yatırım anlamında elle tutulur bir talep kalmamıştır. Bu bağlamda emekliler ve dar gelirliler en çok gündem oluşturan guruplar olmuştur.

AK Parti’nin geçmiş siyasi partilerden farklı bir özelliği de siyaseti hiçbir zaman hükümet faaliyetlerinin gerisine atmamasıdır. Teşkilat mekanizmasının işletilmesi, sivil toplumla ilişkiler, gençlik faaliyetleri ve düzenli parti çalışmaları AK Parti’yi sürekli sahada tutmuştur. Bugün vatandaş temel hizmet beklentilerinden çok, 

gelir, harcama gücü ve ekonomik refah

 beklentisine odaklanmıştır.

Ekonomi

: Ekonomide ise üç temel başlık belirleyicidir: 

enflasyonun düşürülmesi, satın alma gücünün iyileştirilmesi, sanayinin ve üretimin uygun finansmana erişiminin kolaylaştırılması.

İkinci 25 yılda altyapı eksikliklerinden çok, yüksek teknoloji, nitelikli eğitim, üretim kapasitesi ve vatandaşın günlük hayatını rahatlatacak ekonomik politikalar belirleyici olacaktır.

Sayın Cumhurbaşkanı yeni dönem bir “

inşa süreci

” olacaktır. “

Durmayacağız, daha yeni başladık

” yaklaşımı, 25 yılını geride bırakmasına rağmen geleceğe umutla bakan bir iktidarın siyasal iddiasını ortaya koyuyor. Bu şartlarda muhalefetin bu yarışta işinin ne kadar zor olduğunu ayrıca anlatmaya gerek yok.

Yazı Hakkında ki Düşünceniz?
Çok Beğendim
0%
Beğendim
0%
Orta Karar
0%
Sevmedim
0%
Hiç İyi Değil
0%
Yazar Hakkında
İhsan Aktaş