İyi Parti’de yeni yol haritası

Okuduğunuz Yazı
İyi Parti’de yeni yol haritası

İçerik

İyi Parti’nin yeni yol haritası şu: TBMM’de vekil sayısını artırmak, partiyi güçlendirmek, CHP’nin ardına takılıyor imajını ortadan kaldırmak!

Yapabilirler mi yoksa bunu da 6’lı masa gibi karmakarışık pozisyona mı getirirler? Takip edeceğiz! İyi Parti için cumhurbaşkanı adayı bir müddet “ikinci planda” kalacak. 

Hedefleri; 2023’te Recep Tayyip Erdoğan yeniden Cumhurbaşkanı seçilse bile İyi Parti olarak TBMM’de güçlü konumda olalım, mümkünse CHP’nin yerine “ana muhalefet merkezi” biz olalım!

Bu “yeni çizginin” en büyük sebebi Kemal Kılıçdaroğlu’nun cumhurbaşkanı adayı olmaktaki ısrarı! Çünkü Sayın Akşener “CHP’li birinin” aday olmasını istemiyor! Akşener’in arzusunun; “Ne CHP’li, ne İyi Partili; her iki partiye eşit mesafede ortak aday” şeklinde olduğunu parti kulisleri dillendiriyor. CHP’li yöneticiler buna yanaşmıyor. İyi Parti’nin iki buçuk katı oya sahip olup da onlarla “eşit” olmak istemiyorlar.  

Geçen hafta Şanlıurfa’da, Meral Akşener’in kaldığı otelde, bölgenin İyi Partili il ve ilçe başkanlarının bazılarıyla görüştüm. Kimisi; “Hacı Bey ekranlarda çok agresifsin” derken kimisi de “Yazılarınızı dikkatle takip ediyoruz” dedi. Sayın Akşener’e görüşme talebi iletecektim ama başka bir program için Mardin’e geçmem gerekti.

Güneydoğu bölgesinde görüştüğüm İyi Partili il ve ilçe başkanları özetle şunları söylüyor:  Deva, Gelecek, Saadet tabanı CHP’ye değil bize gelirler. Aşiretlerden bazı isimler partimizde boy gösterecek, aşiretler bölünecek. CHP’ye oy vermek istemeyen ve Ak Parti’den kopanlar bize geliyor.

Bütün ayaküstü konuşmalarımız “milletvekilliği denklemi” üzerineydi. Cumhurbaşkanı’nın kim olacağını pek önemsemiyorlar. Adaylık mevzusunu da konuşmamıza rağmen “Ekrem İmamoğlu, Mansur Yavaş” isimlerini bir kişiden bile duymadım. Hedeflerinin TBMM olduğu net! Açıkça söylemediler ama çoğunda; “Yine Erdoğan kazanır, ama biz de mecliste eskisinden güçlü oluruz” fikri hâkimdi!

İyi Parti’nin yeni yol haritasının “ilk işaretleri” bölge toplantısında çok net görülüyordu.

Şanlıurfa’nın önemli simalarından Kanal Urfa Genel Yayın Yönetmeni Abdurrahim Toru ile şehri gezdiğimizde Ak Parti’den beklentinin “sevilen isimlerin aday olması” yönünde ağırlık kazandığını gördüm. Mardin’de şehrin en önde gelen gazetecisi Abdülkadir Üründü vesilesiyle birçok siyaset uzmanıyla arka plan görüşmeleri yaptık. Halfeti’ye de uğradım. Kayyım olarak atanan, daha sonra seçimlere girerek Halfeti’yi HDP’den Ak Parti’ye kazandırıp gerçek bir başarı hikâyesine imza atan Halfeti Belediye Başkanı Şeref Albayrak’a selam verip 45 derece sıcaklıkta, ağaç altında güzel bir sohbet gerçekleştirdik. Kaymakam Zikrullah Erdoğan, ilçe emniyet müdürü ve jandarma komutanı ile ayaküstü sohbet ettik. Gaziantep’te kıymetli dostum, Turkuaz Medya Bölge Müdürü Mehmet Aytekin’le medya ve siyaset denkleminde önemli istişarelerimiz oldu.

Suruç’tan geçtim, Kızıltepe’den de…! Bir şey gördüm: “Huzur”

Ülkemize bu huzuru sağlayanlardan Allah razı olsun, birliğimiz daim olsun!

 “FRANSA MEDYASI: 

NEDEN ERDOĞAN GÜÇLENDİ?”

Son zamanlarda hep 6’lı masaya odaklandık ama bir de Türkiye’nin güçlenip ilerleme meselesi var. Görüldüğü gibi Başkan Erdoğan mesaisinin önemli bir bölümünü “milletin dertlerine” ayırıyor. Alım gücünü yükseltmek için formüller aranıyor, bulunuyor, uygulanıyor. 6’lı masa neredeyse birbirine düşme pozisyonundayken Başkan Recep Tayyip Erdoğan çok net ilerliyor!

Bunun yanında dünya politikaları ve yükselen Türkiye gerçeği ortada! Rusya-Ukrayna denkleminin baş aktörü bu kez Fransa ve Macron değil Türkiye ve Erdoğan! Fransa’da yaşayan gurbetçilerimiz bu mevzuyu iyi bilir. Çünkü Fransız yazarlar; “Neden Erdoğan güçlendi?” tezini araştırıyorlar.

20 yıl sonra Türkiye siyasetinde de vatandaşın sloganı şu oldu: “Yaparsa yine Erdoğan yapar”..

“ÖNEMLİ MEVZU: Z KUŞAĞI ALDATMACASI”

İleride daha geniş yazacağım ama şimdilik özet geçeyim; ancak bu mevzu hayati önemde; Z KUŞAĞI..!

Böyle bir kuşak yok! Bu bir proje! Önce tüm gençlere; “Siz Z Kuşağı’sınız, farklısınız, cicisiniz, bir tanesiniz” mesajları veriliyor. Her şey enerjik ve sempatik görünüyor. Gençler ve aileler “Z Kuşağı” kavramını benimsedikten sonra proje ilerliyor. “Z Kuşağı şunu yer, şunu giyer, şuna inanır, şunu dinler” diyerek onları istedikleri “kalıba” sokuyorlar. 

“Z Kuşağı” kavramını reddediyorum; siz de dikkatli olun! Bizim gençlerimiz Hira Dağı’nın çocuğudur, Türkiye’nin kuşağıdır! Batı’nın “Z Kuşağı” tuzağını daha fazla yayılmadan durdurmamız gerekiyor.

Yazı Hakkında ki Düşünceniz?
Çok Beğendim
0%
Beğendim
0%
Orta Karar
0%
Sevmedim
0%
Hiç İyi Değil
0%
Yazar Hakkında
Hacı YAKIŞIKLI