Zelenskiy’nin “megafon mektubu” ve Putin’in öfkeli cevabı

Okuduğunuz Yazı
Zelenskiy’nin “megafon mektubu” ve Putin’in öfkeli cevabı

İçerik

Öncelikle şunu belirtelim; “megafon” tanımı Rusların kullandığı bir nitelemedir. Ben ise meselenin yansımalarına dikkat çekmek amacıyla bu ifadeyi başlığa taşıdım… Asıl meseleye gelecek olursak;

Ukrayna Cumhurbaşkanı Zelenskiy, Rusya Devlet Başkanı Putin’e bir mektup yazdı. Gerçi mektubunu açık kaynaklar üzerinden beyan ettiği için buna klasik anlamda “mektup” demek çok da yerinde olmayabilir. Sanırım Ruslar da bu nedenle “megafon” tanımını kullanmayı tercih etti.

Mektubun dili üzerine Rusya’nın resmî mercilerinden çok sayıda yorum geldi. Rusya-Ukrayna heyetleri arasındaki görüşmelerde Moskova adına öne çıkan isimlerden Medinskiy, metnin dilini eleştirerek şunları söyledi:

“Metnin siyasi ve edebiyat dili vasattır. Açıkçası ben bu metni ne siyasi ne de içerik olarak yorumlamak istemezdim.”

Peki Zelenskiy neden “açık mektup” yöntemini tercih etti?

Yaklaşım ve üslup farkı…

Mektubunda Kremlin’in yönetim anlayışına yönelik eleştirilerini de eksik bırakmadı. Ancak burada asıl dikkat edilmesi gereken nokta, taraflar arasındaki yaklaşım ve üslup farkıdır. Rus liderliğinin ve Rus diplomasisinin benimsediği yöntem ile Zelenskiy’nin kullandığı siyasal dil arasında belirgin bir uyumsuzluk bulunuyor. Bu nedenle ortaya çıkan tablo, yalnızca bir içerik tartışmasından değil, aynı zamanda iki farklı siyasi tarzın çatışmasından da kaynaklanıyor.

Zelenskiy, açık mektup aracılığıyla doğrudan Putin’i muhatap alma yolunu zorluyor. Bunun nedeni de açık. Putin, sürecin başından itibaren bu meseleyi Zelenskiy ile değil, onun “sahipleri” olarak nitelendirdiği aktörlerle çözeceğini söylüyor.

Elbette Zelenskiy savaşın sona ermesini istiyor. Ancak Putin’in şartları doğrultusunda ortaya çıkacak bir sonucu arzu etmiyor. Mektubun üslubu da aslında Zelenskiy’nin niyetinin farklı olduğuna işaret ediyor.

Putin’in yaşına yönelik ifadeleri defalarca kullanması, çözüm üretme çabasından ziyade provoke etme gayretinin öne çıktığını teyit ediyor.

Zelenskiy mektubunda Putin’e doğrudan görüşme ve savaşı bitirme teklifi sunuyor. Ancak aynı Zelenskiy aynı gün verdiği televizyon röportajında drone saldırılarının devam edeceğinden ve savaşın Rusya topraklarına taşınacağından söz ediyor…

Bir taraftan savaşı bitirmek isteyen bir lider görüntüsü vermeye çalışırken, diğer taraftan kullandığı dil ve özellikle Putin’in yaşına yaptığı göndermeler nedeniyle kibrine yenik düştüğünü de açıkça gösteriyor.

Bir devlet başkanının dili, üslubu ve adabı, bütün çıkmazlara rağmen farklı olmalıydı.

Putin’in yorumları dikkat çekmekle kalmıyor, aynı zamanda Moskova’nın meseleye hangi perspektiften baktığını da ortaya koyuyor. Rusya Devlet Başkanı, Ukrayna konusunu Zelenskiy ile değil ABD ile çözebileceği yönündeki yaklaşımını, Alaska’da Trump ile yaptığı görüşme sonrasında oluşan kanaate dayandırarak şu şekilde ifade etti: “Konuyu Trump ile çözeceğiz.”

Zelenskiy ise bu durumu tersine çevirmeye, kendisini doğrudan muhatap hâline getirmeye çalışıyor.

Putin’in mektupla ilgili şu sözleri dikkat çekiciydi:

“Peskov bu kâğıt parçasını elime tutuşturdu. Okudum. Metnin dili ve üslubunda küstahlık vardır. Benim yaşıma sıkça atıfta bulunulmuş. Yaş ile alakalı herkes düşünmelidir. Ancak önemli olan yaş değil, iş yapma kabiliyetidir… Donald Trump dünyanın gözü önünde defalarca mektubu yazanla alakalı terbiye edici yöntemlere el attı. Kıyafet konusunda, defalarca ABD’den ve dünyadan bir şeyler isteme konusunda… Açıkçası Donald’ı bu terbiye yöntemi konusunda tebrik ediyorum. Devam etmesi gerekiyor. Mektup yazarının terbiye edilmesi gereken sorunları hâlâ var.”

Putin mektupla ilgili konuşurken vücut dilini de saklamadı. Cümlelerini seçerek kursa da mektubun üslubundan rahatsız olduğu anlaşılıyordu.

Nereden mi anlaşılıyordu? Cevap verirken kullandığı mimiklerden ve bazı kelimeleri vurgulayış biçiminden.

“Çalışmaya devam edin!”

Mesele şu:

Zelenskiy, “Yüz yüze görüşelim ve savaşı hemen bitirelim” diyor.

Putin ise mektubun içeriğine atıfta bulunarak “Lüzum görmüyorum” cevabını veriyor.

Ardından da şöyle devam ediyor:

“Cephedeki evlatlarımıza, kardeşlerimize minnettarız. Tam gücünüzle çalışmaya devam edin kardeşler.”

“Çalışmaya devam edin” ifadesi, burada fiilen “savaşmaya devam edin” anlamı taşıyor.

Bu sözleri söylerken bazı harfleri ve vurguları özellikle belirgin şekilde kullanması, Putin’in öfkesini yansıtan unsurlar olarak değerlendirilebilir.

Elbette Zelenskiy de sürecin farkında. Kendisiyle ilgili olarak; zamanı geldiğinde çekileceğini ifade ediyor. Ancak süreci tamamen ABD Başkanı’nın inisiyatifine bırakmak istemiyor.

Nedenleri açık.

Zelenskiy, Londra merkezli senaryonun bir parçası ve Avrupa ile birlikte hareket edilmesi gerektiği tezini savunuyor.

Avrupa ise söylemlerini giderek yumuşatıyor. Çünkü hedeflediği sonucu elde edemedi.

İngiltere de yeni sürecin içinde kalmanın yolunu, Zelenskiy’yi Putin’in muhatabı hâline getirmekte görüyor.

Putin ise Trump varken Zelenskiy ile görüşmeyi kabul etmiyor. Bunu da başından beri açıkça söylüyor.

“Sahipleri ile anlaşacağız” ifadesi Putin’e ait.

Aslında Zelenskiy’nin yaptığı da tam olarak bu yaklaşımı değiştirmeye çalışmak.

Rusya’nın iç bölgelerine yönelik saldırıların nedenlerinden biri de burada yatıyor. Bir taraftan masada daha güçlü olmak, diğer taraftan da kendisini muhatap kabul etmeyen Putin’i buna zorlamak.

“Ara buluculuk nedir?”

Zelenskiy görüşme yeri olarak İsviçre’den söz ediyor. Putin ise buna “Ara buluculuk nedir?” sorusuyla karşılık veriyor:

“Ara buluculuk tarafsızlıktır. Avrupa devletleri bu savaşın tarafı oldu. Ukrayna’ya her türlü askerî desteği vererek savaşın tarafı hâline geldiler. Bu durumda hangi ara buluculuktan bahsediliyor? Taraf olan nasıl ara bulucu olabilir?”

Haklı değil mi?

Örneğin Macron ve Fransa nasıl ara bulucu olabilir? Biliyoruz ki Macron sürece dâhil olmayı çok istiyor. Her fırsatta Putin ile Zelenskiy arasında ara buluculuğa talip olduğunu belirtiyor. Ancak Putin bu talebe net biçimde “hayır” diye karşılık veriyor. Ve gerekçelerini de kendi açısından tutarlı argümanlarla destekliyor…

Bu süreçte Avrupa, yeni dönemin merkez aktörlerinden biri olmak istiyor. Ancak Putin, bu imkânı vermemekte kararlı görünüyor. Bunun için de Trump’ın hedeflerini, beklentilerini ve egosunu hesaba katan bir siyaset izliyor.

Evet, bu süreçte zekâ ile sabır, satranç ile boks aynı denklem içinde sonuç üretiyor…

Yazı Hakkında ki Düşünceniz?
Çok Beğendim
0%
Beğendim
0%
Orta Karar
0%
Sevmedim
0%
Hiç İyi Değil
0%